Büyüme ve Gelişme Dönemleri

Büyüme ve Gelişme Dönemleri

Büyüme ve gelişme, insanın yaşamı süresince sağlığıyla ilişkili en önemli faktörlerdendir. Büyüme ve gelişme birbirleriyle bağlantılı ancak farklı anlamlar taşıyan kavramlardır. Büyüme, vücudun boy, hacim ve kütle yönünden ölçülebilen artışıdır. Gelişme ise hücre ile dokuların yapı ve bileşiminde olan değişimler sonucu organlardaki işlevlerin yerine getirilmesi açısından belli bir olgunluğa erişilme sidir.

Büyüme ve gelişme genel olarak birbirini tamamlar. Yani bir çocuğun yavaş büyümesi sonucu bedensel gelişimi de geri kalabilir. Gelişmeyi etkileyen unsurlar büyüme, öğrenme ve olgunlaşmadı. Öğrenme, herhangi bir konuda bilgi sahibi olmak, yetenek ve becerileri ilerletmektir. Bu yolla bireyde çeşitli davranış değişiklikleri sağlanır. Gelişme hem nitelik hem de nicelik olarak organizmada meydana gelen değişimleri içerir. Büyüme, vücudun sadece boy, kilo ve hacim olarak artmasıdır. Bireyin fiziksel özelliklerindeki değişmedir.

Örneğin bir bebeğin doğduktan bir ay sonraki ağırlık ve boy uzunluğunda bir artış göstermesi büyümeyi ifade eder. Olgunlaşma ise bilgi, görgü, hoşgörü ve bedensel yetenekler yönünden en üst düzeyde gelişmektir, Örneğin, yüzme öğrenmek kişinin yeteneğini geliştirip onu olgunlaştırır. Büyüme ile gelişme kavramları arasındaki temel fark, büyümede sadece niteliksel değişim gözlenirken gelişmede niteliksel ve niteliksel değişikler beraber olur. Büyümede fiziksel değişim (boy, ağırlığın artması, baş çevresinin büyümesi, vücut kütlesinin değişmesi) vardır.

Gelişmede ise fiziksel özelliklerin yanı sıra bilişsel, duygusal ve sosyal özellikler ortaya çıkar.

Bilisel gelişim; bilgiyi, belleği, akıl yürütmeyi, sorun çözmeyi, kavramları düşünmeyi kapsar. Bir başka ifadeyle öğrenmeyi ve anlamayı içeren zihinsel etkinliklerin gelişimini içerir.

Duygusal gelişim; olgunlaşma ve öğrenme sonucu oluşur. Kişi, çevresiyle etkilenişimi sırasın-da az veya çok, bir duygunun içinde olur. Bu duygular üç şekilde oluşur:

• Saldırgan davranışlara yönelten duygular (öfke, kıskançlık, nefret, düşmanlık vb.)
• Yasaklayıcı ve savunucu davranışlara yönelten duygular (korku, üzüntü, sıkıntı, hüzün, keder, bıkkınlık, şiddetten korkma vb.)

Sevindirici davranışlara yönelten duygular (sevgi, şefkat, mutluluk, haz, zevk, merak duyma vb.) Birçok duygu okul öncesi çağda gelişir. Okula başladıktan sonra ergenliğe kadar duygu biçimlerinin giderek arttığı ve farklılaştığı görülür. Gelişim süreci içinde duygusal tepkilerin nedenleri de farklılık gösterir. Örneğin ilk çocukluk döneminde öfke  güncel olaylara ilgili çatışmalardan doğarken ergenlik döneminde öfkenin nedenlerinin başında toplumsal etken haline gelir.

Sosyal Gelişim: Kişinin kendini ifade etmesi, duygularını denetleyebilmesi, kendisiyle ve çevresiyle barışık ve uyum içinde olmasıdır. Kişinin çevresindeki diğer kişilerle sosyal ilişkiler kurması sonucu, içinde bulunduğu toplumun kültürüne, ilke ve değerlerine yönelik davranışlar kazanma sürecidir. Diğer bir ifadeyle ise kişinin sosyalleşmesidir.

Büyüme ve Gelişmenin Dönemleri:

İnsanın içinde bulunduğu yaşa göre büyüme ve gelişme hızı değişir. Büyüme ve gelişmenin en hızlı olduğu dönem 0-1 yaş, yavaşladığı dönem ise 18-21 yaşlar arasıdır. Büyüme ve gelişme, bedensel ve ruhsal özellikler dikkate alınarak çeşitli dönemlere ayrılır

Bebeklik Dönemi

Bebeğin doğumundan 1. yaş gününe kadar geçen süreyi (0-12 ay) kapsar. Bebeklik dönemi, yeni doğan ve yeni doğan sonrası  olarak iki bölümden oluşur.

Yeni Doğan Dönemi: Bebeğin yaşamındaki 0 – 28 arasıdır. Bebek bu dönemde tamamen anneye muhtaçtır. Anneyi ve memesini kendisini bir bütün olarak algılar. Emme ve tutma reflekslerine sahiptir. Başını dik tutamaz. Çevreye karşı ilgisizdir. Günün büyük bir bölümünde uyur. Işığı ayırt edebilir, yüksek sesi algılayarak tepki verir. Açlık, gaz gibi problemlerini ağlayarak ifade eder. Bu dönemde vücut direnci düşük olduğundan bebeğin hastalanma riski çok yüksektir.

Yeni Doğan Sonrası Dönem: Bebeğin yaşamındaki 1-12’ci aylar arasıdır. Bebek gelişme ve büyümenin en hızlı olduğu bu dönem sonunda doğum ağırlığını 3 katına çıkar. Boyu ise doğduğunda’ki uzunluğunun yarısı kadar daha uzar.

Bebeklerin Birinci Yaş Sonundaki Özellikleri Şunlardır:

  • Bir Yaşında’ki bebek yürümeye başlamıştır. Ancak bazen gecikme olabilir. Bu durumda telaşa kapılmamalıdır.
  • Bu yaştaki bebek oyuncakları itip fırlatabilir. Bu bir oyun gibi algılayarak eğlenir.
  • Dil gelişimi henüz tamamlandığından “Baba, Mama, Adda” Gibi Basit sözcükler söyleyebilir.
  • Yemeğini kendi yemeye başlar. Kaşık kullanma ise bu dönemde başlamaktadır.
  • Büyüklerin kullandığı TV kumandası, tencere, tava, gibi araçlar ilgisini çeker ve bunlar ile oynamaktan zevk alır.
  • Nesnelerin büyük ve küçük oluşlarını ayırt eder. Küçük oyuncakları büyüklerin içine koyar.

Çocukluk Dönemi: Çocuğun 1-11 yaşlar arasındaki çağıdır. Özerklik dönemi ve oyun dönemi olarak ikiye ayrılır.

Özerklik dönemi: 1-3 yaşlar arasını kapsar. Anal dönem ya da tuvalet eğitimi dönemi olarak da bilinir. özerklik döneminde çocuk, anne ve babasına olan bağlılıktan kurtulmaya başlar. Kişilik gelişiminde çok etkili olan özerklik dönemi, tuvalet eğitiminin başlatılması için en uygun zamandır. Çünkü bu dönemden itibaren çocuklar dışkılama ve idrarını kontrol edebilmeye başlarlar.

Ancak dışkılamayı 3, idrarını 4 yaşında tam olarak tutabilirler. Bu nedenle erken tuvalet eğitiminde çocukları korkutmamak ve bedensel olarak gelişimlerini dikkate almak gerekir. Tuvalet eğitiminin verildiği bu dönemde anne ve çocuk arasında sessiz bir çekişme yaşanır. Anne çocuğa karşı baskıcı bir tutum sergilerse çocukta aşırı sessiz, otoriteyi çabuk kabullenen, boyun eğen, çok titiz ve düzenli, içe kapanık, inatçı bir kişilik gelişebilir. Kısıtlama getirilmeyen çocuklarda ise kural tanımayan, başkalarına karşı saygısız ve bencil bir kişilik gelişimi gözlenebilir. Özerklik döneminde çocuk kendini olayların merkezi olarak algılar. Bu nedenle bir gruba dahil olma ve paylaşma düşüncesinden hoşlanmaz. isteklerinde inatçı tavırlar sergiler. Özgürlüğünün kısıtlanmasını istemez. Kas ve kemikleri güçlendiğinden çocuk rahat hareket edebilir. Ancak kazalara karşı bilinçsiz olduğundan çocuğa dik-kat edilmelidir.

Oyun dönemi: 4-5 yaşlar arasını kapsar. Bu dönemde çocuk, özerklik dönemine göre daha girişken, paylaşımcı ve hareketlidir. Kendi yaşıtlarıyla oynamaktan zevk alır. Çevresine karşı meraklı ve ilgilidir. Öğrenmeye isteklidir. Sürekli sorular sorar. insanlarla iletişim kurmayı sever. Hayal gücü çok gelişmiştir. Masal ve çizgi filmlerdeki kahramanlara inanır. Bu dönemde çocuklara kendi cinsiyet rollennin doğru benimsetilmesi ileride ortaya çıkabilecek davranış bozukluklarının önlenmesinde çok önemlidir. Çünkü çocuk, oyun döneminde kız ve erkek cinsiyet farklılıklarını ayırt etmeye başlar. Anne ve babayı model alır.

Kızsa anneyi, erkekse babayı taklit etmeye başlar. Anne ve babanın isteklerine uymaya çalışır ve onların doğru buldukları davranışları sergiler. Onlara karşı derin bir sevgi ve güven besler. Oyun döneminde okul öncesi eğitime katılım söz konu-suysa bunun etkisiyle çocuk toplumsallaşmaya başlar. Toplumda kabul edilen ve edilmeyen davranışları öğrenir. Bu nedenle oyun döneminde çocuk mümkün oldukça okul önce-si eğitimden yararlandırılmalıdır. Çünkü yapıcı ve yaratıcı kimlik gelişiminde, duygu ve davranışları kontrol edebilmede okul öncesi eğitimin katkısı büyüktür.

Okul dönemi: 6-11 yaşlar arasındaki dönemi kapsar. Bu dönemde çocuğun büyüme hızı yavaşlar. El becerileri, hareket kabiliyeti artar . Okul hayatının başlamasıyla birlikte toplumsal yaşam içine girer. Okul çevresi ve eğitim çocuğun yaşama bakış açısını genişletir. Çocuk, okulda sorumluluk sahibi olmayı, başkalarına saygı göstermeyi, hakkını aramayı, aradığı bilgiye ulaşmayı, kendini  ifade etmeyi  öğrenir.  Bu dönemde somut düşünceden soyut düşünceye geçiş başlar. Zaman, sayı ve uzay kavramları gelişir.

Okulda ve sokakta grup arkadaşlıkları başlar. Liderlik, takdir edilme, çevre tarafından beğenilme isteği belirginleşir. kurulan gruplarda tek cinslilik dikkati çeker. Karşı cinsten olanlar dışlanır ve genellikle oyuna alınmazlar. Okul döneminde, çocukluk döneminin aksine, cinselliğe olan ilgi azalır.

Etiketler: , , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir