Canlıların Ortak Özellikleri Nelerdir?

Canlıların Ortak Özellikleri Nelerdir?

Canlıların ortak özellikleri Nelerdir

Canlıların ortak özellikleri Nelerdir

Çevremize baktığımızda kış mevsiminde hayatın durma noktasına geldiğini ilkbaharda ise canlandığını görürüz. Örneğin yapraklarını kışın döken bir ağacın ilkbaharda dallarında yeni yapraklar büyümeye başlayacak ve ağaç zamanla yeşerecektir. Bazı canlılar tek hücreli  bazı canlılarsa çok hücrelidir  Genel olarak hücreler; hücre zarı, sitoplazma ve çekirdek olmak üzere üç temel yapıdan oluşur. Canlılıkla ilgili ortak özellikleri açıklarken canlıların temel birimi olan hücreyi inceleyerek işe başlayabiliriz.

Canlıların ortak özelikleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:

Hücresel yapıdan oluşur.

Beslenir.

Solunum yapar.

Boşaltım yapar.

Hareket eder.

Çevresel Uyarılara tepki gösterir.

Büyür ve gelişir (organizasyon). Ürer (çoğalır).

Bulundukları ortama uyum (adaptasyon) sağlar.

Bir varlığa canlı diyebilmek için o varlığın yukarıdaki özelikleri taşıması gerekir. Bu özellikler, tek hücreli bir canlıdan en gelişmiş organizmaya kadar hepsinde gözlenir. Bunları inceleyecek olursak şu bilgilere ulaşılır:

Hücresel Yapı Hücre;

canlının, canlılık özelliği taşıyan en küçük birimidir. Bazı canlılar tek hücrelidir: Bakteri, amip (Amoeba-Amöba), paramesyum (Paramecium), öglena (Euglena) gibi. Bazı canlılar ise çok hücrelidir. Mantarlar, bitkiler ve hayvanlar gibi. Çok hücreli canlılarda hücreler arasında iş bölümü vardır.

Beslenme Bütün canlılar beslenmeye ihtiyaç duyar. Canlılar enerji ihtiyaçlarını karşılamak, yapılarına katılacak maddeleri almak ya da kimyasal tepkimelerini düzenlemek için besinlere ihtiyaç duyar. Bazı canlılar besinlerini dış ortamdan hazır olarak alırken bir kısım canlılar da kendi besinlerini üretebilir. Kendi besinini kendileri üretebilen canlılara ototrof ya da üretici canlılar denir. Örneğin yeşil bitkiler, güneş ışığını kullanarak kendi besinlerini üretir.
Canlılar besine ihtiyaç duyar. Kendi besinini üretemeyen canlılara ise heterotrof ya da tüketici canlılar denir. Mantarlar bu tür canlılara örnektir. Hayvanlar da heterotroftur. Mesela arı (Balı besin olarak kullanıyor.) tüketici canlılara örnek olarak verilebilir. Heterotrof canlılar besinlerini üreticilerden ya da diğer tüketicilerden sağlar.

Solunum Solunum, besinlerdeki kimyasal bağ enerjisinin, ATP (Adenozin trifosfat) enerjisine dönüştürülmesidir. Canlılar yaşamları için gerekli olan enerjiyi ATP enerjisini kullanarak karşılar. ATP enerjisinin açığa çıkarılma sürecine solunum denir. Solunum olayı oksijensiz solunum ya da oksijenli solunum olarak iki şekilde gerçekleşir. Oksijen kullanılmadan besinlerdeki ATP enerjisinin ortaya çıkarılmasına oksijensiz solunum denir. Besinlerdeki ATP enerjisinin oksijen kullanılarak ortaya çıkarılmasına ise oksijenli solunum denir. Oksijenli solunumda, oksijensiz solunuma göre daha fazla enerji sağlanır. Solunum sonucunda büyük moleküller yıkılarak enerji üretilir Üretilen enerji ile yapım ve yıkım olayları gerçekleştirilir. Vücuttaki yapım (anabolizma) ve yıkım (katabolizma) olaylarının tümüne metabolizma denir. Anabolizma olaylarında canlıya özgü büyük moleküller sentezlenirken katabolizma olayında büyük moleküller küçük moleküllere ayrılır. Fotosentez, protein sentezi anabolizma ya örnek iken sindirim ve solunum ise katabolizma ya örnek verilebilir. Solunum ile elde edilen enerji sayesinde hareket, üreme, boşaltım, solunum, dolaşım vb. olaylar gerçekleştirilir.

 Boşaltım Hücrelerdeki yapım ve yıkım olayları sonucunda, oluşan zararlı ve atık maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasına boşaltım denir. Bir hücreli canlılarda boşaltım hücre yüzeyi ile olurken çok hücreli canlılarda ise özelleşmiş yapı ve organlar tarafından gerçekleştirilir, Örneğin; tatlı sularda yaşayan amip, öglena, paramesyum gibi canlılarda hücre içine giren fazla su kontraktil kofullar ile hücre dışına atılarak boşaltım gerçekleştirilir. Çok hücreli canlılardan bitkiler, metabolizmasında oluşan atıkları yaprak hücrelerinde biriktirerek yaprak dökümü ile atar. Çok hücreli bir canlı olan çilekte ise gövdeden gelen fazla su yaprak uçlarından damlama yoluyla atılır.

Hayvanlarda boşaltım; terleme, soluk verme, idrar ve sindirim atıklarının uzaklaştırılması ile olmaktadır. Sindirim atıklarının atılması, terleme ve soluk verme tam bir boşaltım sayılmasa da boşaltıma yardımcı olur.

Hareket:  Canlılar yaşadıkları ortamlarda hareket edebilme yeteneğine sahiptir. Örneğin hayvanlar bacak, kanat yüzgeç gibi organları ve güçlü kaslarıyla hareket ederken, bitkiler ise hormonlar ile ışığa ve suya yönelme hareketi yaparlar Tek hücreliler sert ve kamçı gibi yapılarıyla hareket eder. Hayvansal organizmaların çoğu aktif hareket ederek yer değiştirebilmektedir. Hareket; yüzme, koşma, yürüme, uçma vb şekillerde olabilir

Çevresel Uyarılara Tepki:  Çevre şartlarını fiziksel, kimyasal, biyolojik etkenler, ortam sıcaklığı, basınç vb değişkenler oluşturur Bu değişkenlere uyarı denir. Tüm canlılar çevreden gelen uyarılara karşı tepki gösterir. Canlıların gösterdiği tepki biçimlerinde farklılıklar görülür. Örneğin tatlı sularda yaşayan tek hücreli bir canlı olan amıbin, beslenmek için besinlere yönelmesi, bir tepki örneğidir. Bitki köklerinin suya veya gübreye yönelmesi, hayvansal organizmaların irkilmesi uyarılara karşı gösterilen tepkilerden bazılarıdır Sinekkapan bitkilerinin sinekleri yakalaması bu tepkiye örnektir, Canlılardaki uyarılara verilen tepki, canlıların çevreleriyle uyum içinde olmasını ve organizmanın bütünlüğünü sağlar.

Büyüme ve Gelişme: Çok hücre,’ canlılarda büyüme ve gelişme hücre hacminin artışıyla ve hücrelerinin bölünmesiyle olan Tek hücreli canlılar hücrelerinin kütlece ve hacimce artması ile büyür ve gelişirler. Gelişme canlının yaşam boyu geçirdiği değişikliklerin tümüdür.

 Üreme: Canlılar nesillerini devam ettirebilmek amacıyla ürer. Üreme, canlıların kendine benzeyen canlıları meydana getirmesidir. Üreme, canlılık için önemli olmasa da canlı neslinin devam etmesi için gereklidir, Üreme eşeysiz ve eşeyli olmak üzere iki şekilde gerçekleşir.

Eşeysiz üreme, genellikle bir hücreli ve bazı çok hücreli canlılarda görülür. Bir hücreli canlılardan olan bakteriler ikiye bölünerek  kendine benzer yeni hücreler meydana getirirken denizyıldızı vb, canlıların da kopan parçalarının yeni canlılar meydana getirmesi (rejenerasyon)

Eşeyli üreme ise farklı cins iki eşey üreme hücresinin birleşmesiyle yeni bir canlının oluşmasıdır.  Bir gamet ya dişi eşey hücresi (yumurta) ya da erkek eşey hücresi ( sperm) dır, Oluşan yeni canlı kendisini meydana getiren atasına aynen benzemez. Yani eşeyli üremede kalıtsal çeşitlilik vardır

Etiketler: , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir