Küresel Isınma Nedir? Sebepleri Ve Nedenleri

Küresel Isınma Nedir?

Küresel Isınma Nedir

Küresel Isınma Nedir

Küresel ısınma, genel tanımıyla yeryüzünün genelinde sıcaklık artışını ifade eder. Yeryüzünde ilk canlı yaşamının başladığı dönemden günümüze kadar geçen sürede birçok kez iklim değişiklikleri gerçekleşmiştir. En son iklim değişikliği içinde bulunduğumuz jeolojik dönemde gerçekleşmiştir. Yaklaşık iki milyon yıl önce başlayan Tersiyer başlarında dört kez buzul dönemi yaşanmıştır. Buzul dönemlerinde sıcaklıklar düşmüş, yeryüzünün önemli bir kısmı buzullarla kaplanmıştır. Sonraki süreçte sıcaklıklar artmış, buzulların önemli bir kısmı erimiştir. Günümüze kadar gerçekleşen bu değişimler, doğal olarak gerçekleşmiştir. Bu iklim değişimlerine insan etkisi olmamıştır. Günümüzde yaşanan küresel ısınmanın temel nedeni insan etkinlikleridir. Bilindiği gibi Güneş’ten gelen enerjinin tamamı yeryüzüne ulaşamaz. Bu enerjinin bir kısmı, atmosferdeki gazlar tarafından tutulur. Yeryüzüne ulaşanlar, yerin ısınmasını sağlar. Yer ısındıktan sonra burayla temas halinde olan hava ısınır. Isınan hava yükselir. Atmosferdeki su buharı ve karbon dioksit gibi gazlar, yerin sahip olduğu ısı enerjisinin hemen uzaya geçmesini engeller.

Böylece yeryüzünün almış olduğu enerji bir süre atmosferde kalır. Atmosferin alt katmanlarındaki ısı enerjisinin uzaya geçmesini engelleyen su buharı ve karbon dioksit gibi gazlara sera gazlar’ denir. Özellikle İnsan etkinlikleri sonucunda atmosfere katılan sera gazlarının oranı her geçen gün artmaktadır. fosil yakıtların kullanılması sonucu atmosfere katılan karbon dioksit, sera etkisi yaratarak atmosferin alt katlarındaki sıcaklığın uzaya geçme oranını azaltır. Böylece yerin alt katmanlarında sıcaklık artar. Sera gazların neden olduğu bu sıcaklık birikimi, küresel ısınma olarak adlandırılmaktadır. Küresel ısınmanın yüksek derecelere ulaşması ve devam etmesi, bir dizi çevre sorunlarına neden olur. Bu sorunların başında kutuplardaki buzulların eriyerek deniz seviyesinin yükselmesi gelmektedir. Sıcaklığın yükselmesi sonucu yangınlar, aşırı buharlaşmaya bağlı kuraklık ve bazı canlı türlerinin yok olması önemli çevre sorunlarındandır. Küresel ısınmanın ortaya çıkaracağı sorunlardan bin de sıcaklık kuşaklarına uyum göstermiş hayvan ve bitki topluluklarının yaşam koşullarının olumsuz yönde etkilenmesidir.

Asit Yağmurları:

Sanayileşmeye bağlı olarak havaya karışan bazı gazların atmosferdeki su buharıyla birleşerek yeryüzüne yağış olarak düşmesine asit yağmuru denir. Havayı kirleten ve asit yağmurlarına neden olan gazların başlıcaları egzoz gazlar’, termik santrallerde ve fosil yakıtların yakılmasıyla açığa çıkan gazlardır. Bu kirlenmeler sonucu atmosfere başta kükürtdioksit olmak üzere azotoksit, hidrokarbonlar ve çeşitli partiküller yayılmaktadır. Bu maddeler atmosferdeki su buharıyla birleşince sulfüroz, sülfürük ve nitrık asitler oluşturmaktadır. Yağışlarla yeryüzüne inen bu asitler, asit yağmurlarını oluşturmaktadır. Asit yağmurlar-inin çevre üzerinde önemli ölçüde olumsuz etkileri vardır. Bu yağışlar, başta çocuklar olmak üzere insanlarda solunum yolları enfeksiyonu, kronik bronşit ve akciğer kanseri gibi hastalıklara neden olur. Asit yağmurlarının bitkilere verdiği zararlar canlıları yakından ilgilendirir. Bitkilerin yaprak ve gövdelerine bulaşan havadaki kimyasal zerrecikler Önce bitkinin gelişmesini engeller, zamanla bitkiyi kurutur. Örneğin asit yağmurlarından dolayı Almanya’daki ormanların yaklaşık yarısının hasta olduğu belirlenmiştir.

Asit yağmurları, toprağın yapısını değiştirerek tarım ürünlerine zarar verir. Ayrıca içme ve kullanma sularına karışarak suyun kimyasal yapısını değiştirir. Akarsu ve göllerin yapısını değiştiren asit yağmurları, suda yaşayan canlılara büyük ölçüde zarar verir. Asit yağmurlarıyla kirlenen sulardaki zehirli maddeler, diğer kirlenme türleriyle birleşince zaman zaman toplu balık ölümleri yaşanır. Örneğin İskandinav Yarımadasındaki göllerde asit oranı artmış bazı göller canlı yaşamı açısından ölü göller arasında yer alma durumuyla karşı karşıya kalmıştır. Asit yağmurları, yapılara, açıktaki tarihi eserlere ve heykellere de zarar vermektedir. Avrupa’nın birçok şehrindeki heykellerde asit yağmurlarından dolayı bozulmalar belirlenmiştir.

 Ozon Seyrelmesi

Ozon, üç oksijen atomundan oluşan bir gazdır. Zehirli olan bu gazın rengi yoktur. Güneşten gelen ışınların bir kısmını yansıttığı için gökyüzünün mavi rengi almasını sağlar. Yeryüzünde yaşamı sağlayan etmenlerden biri olan ozon tabakası, stratosfer ile termosfer arasında ince bir katman halinde bulunmaktadır. Bu katman atmosferin 19 ile 45 km’si arasında bulunmaktadır. Kalınlığı Ekvator’da ince, kutuplarda daha kalındır. Ozon tabakası, kısa dalga boylu ışınları geçirirken canlı organizmaların yapısını oluşturan büyük organik moleküllerin kimyasal bağlarını kırabilecek güçte olan mor ötesi (ultra-viyole) ışınlarının % 99’unu emerek yeryüzüne ulaşmasını engeller. Canlılık olayları üzerinde olumsuz etkiye sahip olan mor ötesi ışınlar, yeryüzüne ulaştığında cilt kanserine neden olmakta, bitkilerin büyümesini engellemektedir. İnsanlara ve hayvanlara, insanların beslenme kaynağı olan bitkilere zarar vermesi nedeniyle yaşam bakımından büyük bir tehlike oluşturmaktadır.

Ozon katmanı, insanların kullandıkları bazı gazlardan dolayı incelmektedir. Koroflorokarbon (CFCs) olarak adlandırılan ve ozon tabakasını incelten gazların kullanıldığı başlıca alanlar; buz dolaplar, klimalar, yalıtım maddeleri, spreyler, dezenfektan maddeler ve böcek öldürücü ilaçlardır. Bu gazların atmosferde bozulmadan kalma süreleri 100 yıldır. Ozon tabakasına kadar yükselerek ozonla kim-yasal reaksiyona giren bu gazlar, ozonun incelmesine neden olmaktadır. Bu nedenle yeryüzüne ula-şan zararlı ışınların oranı artmıştır. Bu gazların üretiminin terk edilme tarihi 1996’dır.

 Orman tahribi:

Ormanlar, yalnızca ağaç toplulukları değildir. Bu ortamı, orman altı bitkileri ve ormanda yaşayan hayvanlarla birlikte önemli bir eko sistem oluşturmaktadır. Ormanlar, ayrıca fotosentez sırasında karbon dioksit alarak atmosfere oksijen verdikleri için dünyanın akciğerleri olarak tanımlanırlar. Bu nedenle orman tahripleri aynı zamanda bir eko sistemin yok edilmesi anlamına gelir. Ormanlar, insan etkinlikleri sonucunda sürekli zarar görmektedir. Tarım ve yerleşme alanı açmak için yeryüzünün önemli bir kısmında ormanlar tahrip edilmektedir. Plansız ve yenilenmeden ağaç kesimleri ile yangınlar da ormanların yok olma nedenlerindendir. Ayrıca hava kirliliği ve asit yağmurları da ormanlara büyük zararlar vermektedir. Ormanların tahrip edilmesi, küresel etkiye sahip sorunlardandır. Çünkü bir eko sistemin yok olması ve atmosferde bulunması gereken oksijen oranının azalması küresel etkiye sahip bir sorundur.

Etiketler: , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir