Sağlığın Tanımı Nedir?

Sağlığın Tanımı Nedir?

Sağlığın Tanımı Nedir?

Sağlığın Tanımı Nedir?

Sağlığın Tanımı Sağlık, mutlu bir hayatın gerekliliğidir. Sağlıklı olmak ile ilgili algı toplumların eğitim durumu, gelenek ve görenekleri, ekonomik düzeylerine göre değişmektedir. Örneğin, yoksul ve eğitim düzeyi düşük bir toplumda saç bitlenmesi önemli bir sorun olarak algılanmaz. Özellikle, bu durum toplumda yaygın olarak görülüyorsa hiç önemsenmez. Toplumun eğitim seviyesi yükseldikçe ve ekonomik gücü arttıkça sağlığa verilen önem de artar.  Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) (İng.:WHO, World Health Organization) sağlığı şöyle tanımlamıştır: “Sağlık, sadece hasta veya engelli olmamak değil; bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir.” Bu tanım Dünya Sağlık Örgütünün temel yasasında da yer alarak kesinlik kazanmıştır. Böylelikle toplumlar arasında farklı sağlık tanımlarının yer alması da engellenmiştir.

Sağlıkla ilgili Kavramlar Sağlık tanımında geçen hastalık ve engellilik kavramları ile anlatılmak istenilen şudur:

Hastalık: Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkması sonucu, fizyolojik görevlerin yerine getirilememesi ya da ruh sağlığının bozulmasıdır.

Engellilik: Vücudun duyu organları ya da uzuvlarından birinde kaza veya hastalık sonucu oluşan fonksiyon kaybıdır. Kişilerde görülen engellilik türleri; zihinsel, görme, işitme ve ortopedik engellilik olarak sınıflandırılabilir.

Zihinsel engellilik: Doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrasında çeşitli nedenlere bağlı olarak zihinsel işlevlerin normalden önemli derecede gerilik ve buna bağlı olarak uyumsal davranışlarda yetersizlik gösterme durumudur.

Zihinsel engellilikte üç temel özellik vardır:

• Genel zeka işlevinin belirgin derecede normalin altında olması

• Kişinin kendi yaş grubu ile kıyaslandığında beceri, sorumluluk, iletişim kurma, kendi kendine yeterlilik gibi alanlarda geriliğinin olması

• Zihinsel engelliliğin doğum öncesi, doğum sonrası ve doğum sırasında başlaması.

Konuşma, dikkat, düşünme gibi zihinsel işlevlerde bozukluk görülmekle birlikte bellekte ve dikkatte görülen bozukluk oldukça belirgindir. Ayrıca zihinsel engelli kişide uyumsal davranışlarda yetersizlik görülür. Yemek yeme, banyo yapabilme, okuma yazma, iş bulup çalışma ve iletişim kurmada önemli sıkıntılar yaşanır. Bu kişilerin gerekli rehberlik yapılarak sosyal hayata katılımlan sağlanmalıdır.

Görme engelliliği: Görme duyusunda görevli herhangi bir merkezin fonksiyon kaybıdır. Göz rahatsızlığı genel olarak retinaya kanın dolması veya gerekli kanın sağlanamaması nedeniyle ret inan ın bozulması ve göz merceğinin netliğini yitirmesi sonucu oluşur. Görme engelliliğinin; kısmen görememe, az görme ve hiç görememe şeklinde türleri vardır. Görme engelliler beyaz baston ya da bazı evcil hayvanlardan yararlanarak yaşamlarını sürdürmektedirler.

işitme engelliliği: Kulak ve beyindeki işitme merkezleri tarafından sesin algılanmasına işitme denir. işitmeyi meydana getiren yapı ve organlardan birinin ya da birden fazlasının görevini yerine getirmemesine ise işitme engelliliği adi verilir. işitme engeli bulunan kişi, iletişim kurmada çeşitli zorluklarla karşılaşır. işitme engelliliği; akraba evliliği, kan uyuşmazlığı, kulak zarının zarar görmesi, ateşli hastalıklar (menenjit, kaba-kulak, kızamık vb.) ve yaşlılık gibi nedenlerle oluşabilmektedir. Günümüzde işitme cihazları kullanılarak kısmi işitme bozukluğu olan kişilerde işitme gücü artırılmakta ve kişilerin sosyal hayata katılımı sağlanabilmektedir.

Ortopedik engellilik: Doğuştan veya daha sonradan oluşan, tüm tedavi ve önlemlere karşın sinir sistemi, kas, eklem ya da iskelet sisteminin normal çalışmasının sağlanamadığı durumdur. Ortopedik engel, kişinin eğitim ve iş yaşamındaki performans ve başarısını olumsuz etkilediği gibi günlük gereksinimlerini karşılamada da sorunlar oluşturmakta, engelli kişi bir başkasının yardımına ihtiyaç duyabilmektedir. Ortopedik engeller; kalça çıkıklığı, ayak çarpıklığı; el, kol, ayak ve bacak eksikliği, omurga sorunları ve felçlerle meydana gelmektedir. Ayrıca ateşli hastalıklar, kazalar ve yeterli beslenememe de ortopedik engel oluşmasına neden olabilmektedir. Ortopedik engellerin büyük kısmı ileri ki yaşlarda ortaya çıkmaktadır.

Trafik ve meslek kazaları; deprem, yangın, nükleer kaza gibi toplumsal felaketler; felçler, lepra, verem, kalp ve damar ile romatizma hastalıkları ortopedik engel oluşmasına neden olabilmektedir. Ortopedik engelliler, özel rehabilitasyon ve fizik tedavileri ile daha iyi duruma getirilebilmekte, psikolojik terapiler ile önemli başarılar elde edebilmeleri ve çeşitli sosyal etkinliklere katılımları sağlanmaktadır. Ortopedik engel tüm engellerde olduğu gibi bireyin ve ailesinin sorunu olmaktan çok toplumu ilgilendiren bir durumdur. Çevre düzenlemeleri, platform uygulamaları gibi engelli bağımsızlığını daha da çok artıracak uygulamalar duyarlı toplum kesimlerince düşünülmeli ve bu konuda harekete geçilmelidir.

Dünya Sağlık Örgütü: Birleşmiş Milletlere bağlı olarak 1948 yılında kurulmuştur. Örgütün merkezi Cenevre’dedir. Amacı “bütün halkları en yüksek sağlık düzeyine kavuşturmaktır. 192 devletin üye olduğu örgütün temel görevleri, sağlık konusunda bilgi iletişimini sağlamak, ulusların sağlık düzeylerini yükseltmek, sağlığın düzeltilmesi için araştırmalar yapmak, ülkelere teknik yardım sağlamaktır.

Etiketler: , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir