Su Kirliliği Nedir?

Su Kirliliği Nedir?

Su kirlilği Nedir

Su kirlilği Nedir

Yaşamımızın devamlılığı için su vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Doğal su kaynakları, sularıdır. Su döngüsüyle su, doğada bir çevrim oluşturarak doğal su kaynaklarının devamlılığını sağlar.
Su kaynakları, içme ve sulama suyu olarak insanların ve diğer canlıların kullanımı için gerekir. İyi bir içme suyu renksiz, kokusuz, tortusuz ve mikropsuz olmalıdır. İçme suyunun temizlenmesi dinlendirme, havalandırma, çökeltme ve süzme yöntemleriyle gerçekleşir. Sanayi atıklarının sulara karışması, gübre ve kimyasal ilaçların tarımda bilinçsizce kullanılması, çöplerin rastgele doğal ortama bırakılması ve arıtmanın tam olarak yapılamaması su kirlenmesine yol açan nedenlerden bazılarıdır. Su kirlenmesinin en önemli nedenlerinden biri sanayileşmedir.

 

 

Sanayi Devrimiyle birlikte kurulan endüstri tesisleri, ekonomiyi olumlu yönde etkilerken çevreyi tahrip etmeye başlamış ve kalıcı hasarlar vermiştir. Özellikle deniz kenarlarına veya su kaynaklarına kurulan makine ve ağır sanayi kuruluşları, enerji üretim santralleri, oluşturdukları atıkları arıtmadan veya arıtımını iyi yapmadan çevre sularına bırakmaları sonucu kirlilik tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Su kirlenmesinin nedenlerinden biri de evsel kirlenmedir. Kent yaşamının gelişmesi ve kentlerde yaşayan insan sayısının aşırı artışı, evsel atıklarla kirlenmeyi artırmaktadır. Kentlerde nüfus artışına karşın şehirleşme ve alt yapı yetersiz kalmaktadır. Alt yapının bozuk ve yetersiz olması, kanalizasyonun, yer altı ve yer üstü sularına karışmasına neden olmaktadır. Diğer bir sorun ise kentlerde biriken çöp yığınlarıdır. Büyük ye küçük yerleşim alanlarında, çöpler toplanarak boş olan arazilere dökülür• Buralarda biriken katı ve akıcı çöpler, içme sularına ve taban suyuna karışarak bize geri döner. Evsel atıkların tehlikeli olan bir başka grubu ise deterjandır. Ev yaşamında yoğun olarak kullanılan yumuşatıcılar, akarsu ve yer altı sularına karışarak burada yaşayan canlıların vücudun da deterjanlar, da birikir. Böylece doğal denge bozulur. Deterjanların kimyasal bileşenindeki yoğun azot ve fosfor ise sularda yosunların artmasına neden olur. Su kirlenmesinin nedenlerinden biri de tarımsal kirlenmedir. Günümüzde toprağın yoğun olarak işlenmesi, doğal azot döngüsünün gerçekleşmesine fırsat vermemektedir. Topraktaki doğal organik atıkların azalması ve verimliliğin düşük olması nedeniyle kimyasal gübreler yoğun olarak kullanılmaya başlanmıştır. Sulama sonucu topraktan yer altı ve yer üstü sularına geçen bu kimyasallar, eko sistemdeki bütün canlıları etkileyerek zehirlenmelere neden olmuştur. Tarımda büyük bir sorun olan zararlılara karşı kullanılan ağır kimyasal ilaçlar (pestisitler), o ortamdaki bütün canlıları olumsuz yönde etkiler. DDT (Dikloro Difenol Trikloroethon) gibi böcek öldürücü ilaçlar, hayvan ve insanların yağ dokularında birikerek kansere neden olmaktadır. Bu nedenle DDT kullanımı dünya genelinde yasaklanmıştır. Su kirlenmesinin bir şekli de ısı kirlenmesidir. Endüstriyel, evsel ve tarımsal kirlenme sonucu, su kaynaklarına karışan atıklardan bazıları su yüzeyinde birikerek bir tabaka oluşturur. Su üzerinde oluşan bu atık tabakası, su ile hava temasının kesilmesine neden olur. Sudaki oksijen miktarı, azalırken sular ısınmaya başlar. Bu sıcaklık değişimi, eko sistemdeki canlıların vücut sıcaklığını değiştirerek olumsuz yönde etkilenmelerine neden olur.
Sanayi kuruluşlarından diğer sulara dökülen sıcak sular, sudaki canlılar üzerinde şok etkisi yapar. Isı kirlenmesi, aslında diğer kirlenmeler gibi zehirleyici etkisi olmayan ama canlı türlerinin metabolizmasını bozarak onları olumsuz etkileyen bir durumdur. Endüstriyel atıklar ve tarımsal atıkların bazıları suda çözünen maddelerdir. Bu maddeler, sudaki besin zincirini oluşturan üreticiler tarafından su ile alınarak besin zincirinin öteki halkaların oluşturan canlıların vücutlarında birikir. Özellikle de balıklar aracılığı ile insanlara geçer.

Etiketler: ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir