En Güzel Düşündüren Sözler

En Güzel Düşündüren Sözler

Ona en güç şey diye sormuşlar.
Kendini tanımak demiş.

En kolay şey nedir? demişler.
Başkasına öğüt vermek, demiş.

Az görülen bir şey nedir? Demişler.
Zorba bir hükümdarın yaşlanmışını,demiş.

Mutsuzluğa kolayca katlanmanın çaresini sormuşlar.
Daha mutsuz kişilerin hallerine bakarak ,demiş.

Erdemle yaşamanın çaresini sormuşlar.
Başkalarında görüp ayıpladığımız şeyleri yapmayarak ,demiş.

Mutlu insan kimdir? demişler.
Sağlığı yerinde ,zengin,yürekli,bilgili olandır, demiş.

Güzellik nereden gelir? demişler.
Yüzden değil ,iyi davranışlardan gelir,demiş.

Şu öğütleri de vermiş sonra:

Haksız kazançla zengin olma.

Yakınlarına ve dostlarına söylediğin kötü sözler yüzünden mahkemelere düşmemeye çalış.

Ve unutma ki sen anana,babana karşı nasıl davranırsan,çocukların da sana karşı öyle davranırlar”..

‘Çevrendeki insanlar susacağı,
konuşacağı ve duracağı yeri bilmiyorlarsa,
sen fazla adım atmışsındır onlara…
Biraz geri çekil… ‘*

Bir Çin prensi tahta çıkacaktı ama yasalara göre, daha önce evlenmesi gerekiyordu.

Uygun bir aday bulmak için bölgedeki genç kızları huzuruna çağırdı.
Saraydaki hizmetçilerden birinin kızı prensi çok seviyordu. O da prensin huzuruna çıkmak istedi. Annesinin uyarılarını dinlemedi, çünkü sevdiği adamı bir kere bile görmek onu mutlu edecekti.

Beklenen gece geldi. Genç ve güzel kızlar en güzel giysilerini giymişler, süslenmişler, kendilerini beğendirmek için her çareye başvurmuşlardı. Prens kızlara birer tohum verdi. Bunu saksılarına dikmelerini, altı ay sonra gelmelerini söyledi.

En güzel çiçeği yetiştiren kızı kendine eş olarak seçecekti. Herkes tohumu alıp heyecanla evlerine geri döndü.

Genç kız da kendisine verilen tohumu alıp saksıya ekti. O kadar bakmasına, özenmesine karşılık toprakta tek bir filiz bile görünmedi. Her şeyi denedi, uzmanlara danıştı ama bir fayda göremedi.
Altı ay dolmuştu ama saksı hâlâ bomboştu.

Prens sunacağı bir çiçek olmadığı halde gene de belirtilen gün ve saatte boş saksıyla saraya gitti. Oysa diğer kızlar güzel çiçekli saksılarla gelmişlerdi…

Sonunda beklenen an geldi. Prens salona girdi, kızların arasında dolaştı, saksıları birer birer inceledi. Hizmetçinin kızını kendine eş olarak seçtiğini duyurdu.
Herkes şaşırmıştı. Diğer kızlar bu karara tepki gösterdiler, itiraz ettiler. Boş saksıyla gelen kız nasıl eş olarak seçilirdi? Prens durumu şöyle açıkladı:

“Bu genç hanım en değerli çiçeği yetiştirip bana sundu. O çiçeğin adı dürüstlük çiçeğidir. Çünkü sizlere dağıttığım tohumların hepsi sahteydi ve çiçek açmaları olanaksızdı.”

Bir ZAMAN sonra;
AD’ larının bile UNUTULMAYI hakettiği insanlar için,
Çok EMEK verip, ÇALIŞTIM,
YIPRATTIM kendimi..
Şimdi; sadece,
HAKEDEN’ ler ve KENDİM için,
EMEK verip ÇALIŞIYORUM..
Ben, bana bir ÖMÜR lazımım….
Hepsi bu !!

Ben HAYAT’im boyunca Dertlerle ve sıkıntılarla DOLU ucsuz bucaksız YARINI belli olmayan bu HAYAT’in içinde; yarınımda olacağına inandığım UMUT’larimla yaşıyorum.. Kimsenin BENi yaşama HEVESiMDEN ve doğru olduğuna inadığım hiç birşeyden vazgeçirmesine izin VERMEYECEGiM.. Ne olursa OLSUN her derdin DERMANININDA olduğuna inadığım ve her yaşanılan ACILARIN sonunda MUTLULUK olduğuna inadığım bu küçük KALBiMLE kocaman UMUT’larimla beklemeye DEVAM edeceğim ve ne olursa olsun inadına BENi ağlarken görmek isteyenlere HEP güleceğim çünkü UMUT yaşama gücüdür yaşamak bir UMUT’tur..

“Sonra çıkıyorsun dışarı,
Bir sigara yakıyorsun
ve yıllardır kurduğun
cümleyi bilmem kaçıncı kez kuruyorsun:
“Napalım,kısmet değilmiş…”

Gülmek; ”Saf” denme riskini göze almaktır.
Ağlamak ise; ”Duygusal” görünme riskini.
Birine yakınlaşmak; ”Kendini kaptırma” riskini,
Duygularını açmak; ”Kendini ortaya koyma” riskini,
Hayalleri ve düşünceleri sergilemek ise;
“Onları başkalarına kaptırma” riskini göze almaktır.
Sevmek; “Karşılık görememe” riskini…
Yaşamak ise; ”Ölme” riskini göze almaktır.
Umutlanmak; “Hayal kırıklığına uğrama” riskini
Çabalamak ise; ”Başarısız olma” riskini göze almaktır…
Ama riskler yaşanmalıdır.
Çünkü hayatımızın en büyük riski, hiç risk almamaktır.
Hiç risk almayan kişi, belki acı ve üzüntülerden korunabilir;
Ama Büyüyemez, Sevemez, Değişemez, Hissedemez, Öğrenemez.
Garanti arayışlarıyla zincirlenmiş bir köle olarak yaşarken,
Bedelini; özgürlüğünü kaybederek öder.
Sadece; riski göze alabilen kişi hürdür

__Birini sevmek, her şeyi riske atmaktır ve genelde buna değer.
“Bizi özgür bırakan tek şey aşktır.”

__Kadınların birbirlerini her zaman desteklemesi gerekir.
Bir kadın, ne zaman kendi sesini duyurmak için ayağa kalksa, planlamamış bile olsa, tüm kadınlar için de ayağa kalkmış olur.”

__Başarının anahtarı çok basit: Keyif almak
“Başarı kendinizi sevmektir, işinizi sevmektir ve işinizi nasıl yaptığınızı sevmektir.”

__Değiştirebileceklerinizi değiştirin ama kontrolünüz dışında olanları da kabul edin.
“Bir şeyi beğenmiyorsanız onu değiştirin. Eğer değiştiremezseniz kendi tutumunuzu değiştirin. Şikâyet etmeyin.”

__İç sesinize ve içgüdülerinize güvenin.
“Kendinizi dinleyin. O sükûnet içinde Tanrı’nın sesini duyacaksınız.”

__Affetmenin değerini bilin.
“Kendinize verebileceğiniz en güzel hediye affetmektir. Herkesi bağışlayın.”

__“Kıçına tekmeyi basmaya” cesaretiniz olsun.
“Hayat tam bir baş belasıdır. Dışarı çıkın ve kıçına tekmeyi basın.”

__Eğer kötü bir hayatınız varsa, ilişki veya iş, hemen ayrılın.
“Yeni bir yola koyulmak zordur ama bir kadını için için kemiren o durumda kalmaktan daha zor değildir.”

__Gülümsemeyi hiçbir zaman ihmal etmeyin.
“Kadınlar sert ve hassas olmalıdır. Mümkün olduğunca gülmeli ve uzun bir ömür sürmelidir.”

__İnsanları nasıl hissettirdiğiniz, arkanızda bıraktığınız izinizdir.
“Öğrendim ki, insanlar sizin ne söylediğinizi, ne yaptığınızı unutuyor. Ama onlara nasıl hissettirdiğinizi unutmuyor.”

Bu içerik bu güzel sözler sitesi buguzelsozler.net için yayınlanmıştır.

 

Etiketler: , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir