Dünyanın En Büyük Hayvanı (Mavi Balina)

Dünyanın En Büyük Hayvanı (Mavi Balina)

 Gök Balina,

Gök Balina,

Bundan elli beş milyon yıl önce küçük toynaklı etoburlar karadan tekrar denize dönmeye başladı. O müthiş ayaklar denizde yüzgece ve kuyruğa dönüştü beden boyları uzadı ve ovalleşti, burun delikleri ileri geri hareket eder hak geldi. Görünüşe göre evrimin saati geri işliyordu. elimizdeki DNA kanıtları balinaların, fok ya da mors gibi denizin diğer etoburlarıyla hiçbir ilgileri olmadığını gösteriyor. En yakın akrabaları vejetaryen su aygırı,geyik, deve ve domuz sa çok uzak akrabalarıdır. Bu, evrimin en kafa karıştırıcı sorularından biridir.Nasıl oldu da hantal ve timsaha benzeyen bu su-samuru yolun sonunda gezegenin en  buyuk, en Zarif ve en gizemli hayvanı haline geldi.

Mavi balina gelmiş geçmiş en büyük canlıdır. Kendisinden sonra  gelen en büyük memeli olan Afrika filinden otuz kat daha ağırdır. En büyük dinozor bile ağırlığının yumru zor erişirdi. Bazı dişi mavi balinalar yavrularını beslerken 50 tona kadar ağırlık kaybedebilirler. Yeni doğmuş bir mavi balina yavrusu dişi bir fil  ağırlığındadır. Dev cüssesine günde 88, saatte 3,5 kilo ekler. Büyümesini tamamladığında kalbi, bir otomobil büyüklüğüne ulaşır ve günde 7500 litre kan temizler. Bir seferde 225 litre kan pompalar. Aoırt damarı beş yaşında bir çocuğun içinde yüzebileceği büyüklüktedir. Balinalar çok büyür çünkü suyun kaldırma kuvveti buna izin verir. Bu kadar ağır bir canlı karada asla yaşayamazdı çünkü hareket etmesi ” beslenmesi için gereken enerji çok büyük olurdu. Fakat sıcak kanlı bir hayvan için denizde yaşamak sıkıntılı bir şeydir çünkü deniz koca bir çöl” dür, içecek hiçbir şey yoktur.

Üstelik soğuktur. Suyun ısı derime yirmi dört kar daha hızlıdır. Büyük olmak işte burada işe yarar: Yüzey de ağırlık arasındaki oranı azaltır. Fakat bir balinanın hayatta kalmasında en büyük pay balinanın iç yağma aittir. İç yağının yoğunluğu deniz suyundan daha düşüktür. Koruyucu bir palto ve can yeleği görevi görür. Ayrıca yiyecekten elde edilen suyu depolar ve su sıkıntısı çekildiği zamanlarda kullanılmak üzere hazırda bekletir. Suda iletişim kurmak da bir derttir. Koku almak faydasız, görüş açısı kısıtlı, dokunmak ise yanıltıcıdır çünkü parmak yerine yüzgeç vardır. Fakat suda ses dalgaları karadakinden dört kat daha hızlı yayılır, balinalar bu sayede okyanusu kendileri için son derece karmaşık bir iletişim ağına çevirmişlerdir. Balina sesi tek bir hayvanın çıkarabileceği en yüksek ses-tir, bazı bağırışlarının frekansı o kadar düşüktür ki binlerce kilometre uzaktan bile duyulabilir.

İspermeçet balinasının devasa kafası, sesi bir mürekkep balığını bile afallatacak bir alev topu gibi kullanabilir. Balina bu yeteneğini akustik bir retina gibi kullanabilir, devasa bir ses sistemi içinden tüm karanlık dünyayı izleyebilir. Kambur balinanın yarım saat süren şakımaları dilbilgisel kurallara tabidir. Seslerin bir sentaksı vardır, belli bir sistem içinde kullanılırlar. Böylece milyonlarca farklı veri parçacığı bir şarkı içinde bir araya gelir. Balinalar nereli olduklarına bağlı olarak farklı lehçeler kullanır, farklı yerlerde yılın farklı zamanlarında farklı şarkılar söylerler. Bu şarkılar uydu işlevi gören bağırışlar mı, hava tahmini mi, epik şiir mi yoksa sadece kendilerini mi pazarlamaya çalışıyorlar bilmiyoruz, hiçbir zaman da bilemeyeceğiz. Ancak, şunu biliyoruz: Askeri sonar aletleri ve denizdeki genel ses kirliliği balinaların işitme kapasitelerini yüzde 80 oranında azaltmış durumda, karaya vuran balinaların çoğunda ciddi iç kulak hasarı söz konusu. Eskisi gibi balina avlamıyor olabiliriz ama hala onlara zarar veriyoruz.

Gök Balina

Gök Balina

Gök Balina

Gök Balina

Gök Balina

Gök Balina

Etiketler: , , ,

1 comment

  1. tANER Mart 12, 2016 at 12:09 am Reply

    Elbet Şuan Darwin e sorulduğu gibi sizede Hesabı Sorulacaktır İnkarcılığın…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir