Istakoz Nedir? Hakkında Bilgi

Istakoz Nedir? Hakkında Bilgi

istakoz anlamı nedir

istakoz anlamı nedir

Çekirgenin İngilizcedeki karşılığı olan lobster sözcüğü Eski İngilizce loppestre sözcüğünden geliyor. Bu da Latince çekirge (locusta) ile Eski ingilizcede örümcek anlamına gelen loppe kelimelerinin bileşiminden oluşuyor. Istakoz bir eklem bacaklı olarak her ikisiyle de yakın akrabadır. En bilinenleri, Avrupa ıstakozuyla Amerikan ıstakozudur, fakat tür sayısı elliyi geçer. Çekirge ıstakozu, kadife yüzgeçli ıstakoz ve kürklü ıstakoz bunlardan bazılarıdır. 140 milyon yıl önceki ıstakozlar bu-günkülere o kadar benzer ki akşam yemeğinde önünüze konsa aradaki farkı anlamazsınız. Şaşırtıcı ama ıstakozlar çok hızlı yüzücüdür. Kuyruklarındaki yüzgeç sayesinde saniyede dört buçuk metre katedebilirler. Bazıları eş ve yiyecek bulabilmek adına senede 150 kilometreden fazla dolanabilirler.

Istakoz cinselliğinin içinde hem çıplaklık hem de idrar vardır. Tıpkı fareler gibi ıstakozlar idrarı iletişim aracı olarak kullanır. İki idrar torbası kafasının hemen yanında bulunur, böylelikle idrar suyla birleştirilir ve solungaçlardan potansiyel eşin yüzüne doğru fışkırtılır. Normalde dişi ve erkek ıstakoz birbirlerini gördükleri an saldırıya geçer ama neyse ki erkek ıstakoz kızışmış dişi ıstakozun idrarını tahrik edici bulur. Erkekler kaya oyuklarında bekler ve idrarını oyuktan dışarı doğru fışkırtır. Dişi kızışmaya hazır olduğunda yaklaşır ve o da idrarını erkeğe geri fışkırtır. Misyoner pozisyonunda çiftleşirler. Erkekler yüzmek için kullandığı bacaklarıyla dişinin yumurta kesesini açar ve biraz oyunun ardından jelatinimsi sperm kapsüllerini dişinin kesesine boşaltır. Erkek, dişinin kabuğu sertleşene kadar yani yaklaşık iki hafta boyunca dişiyi korur ve sonra tekrar eskisi gibi düşman olurlar.

Istakozun büyümesi için kabuğunu kırması gerekir. Çünkü midesinin içindeki azı dişleri dış iskeletin birer parçasıdır. Kendisini serbest bırakabilmesi için boğazının, midesinin ve anüsünün iç kaplamasını dışarı doğru itmek zorundadır. Her ıstakoz bu süreçten başarıyla çıkamaz. Bu durum ıstakozun yaşının belirlenmesini de zorlaştırır. Yediğimiz ıstakozların çoğu yirmi yaşından büyüktür. Fakat biraz büyük bir ıstakoz bir labrador köpeği ağırlığına ulaşabilir ve aynı ıstakoz yüz yılı aşkın süredir okyanusun dibinde dolaşıyor olabilir. Dövüşen ıstakozlar, çarpışan kıskaçlarını biri boyun eğip yenilgiyi kabul edene kadar kilitler. Bazen birbirlerinin antenlerine, bacaklarına, kıskaç ya da gözlerine saldırırlar. Büyük bir kıskaç, insan parmağı gibi küçük bir şeye, altı santimetrekare alana 450 kg basınç uygulayabilir.

Kaçıp kurtulmak için kıskaca alınmış uzuvlarını özel bir kas yardımıyla orada bırakabilirler ama ıstakozların kanı damarlarda değil vücutlarının içindeki boşlukta dolaştığından açılan yara hemen iyileşmediği takdirde kan kaybından ölürler. Bacaklar, anten ve kıskaç yeniden çıkabilir ama gözler yeniden çıkmaz. Istakozlar solungaçları nemli olduğu sürece nefes alabilir. Susuzluğa bir haftaya kadar dayanabilirler. Fransız romantik şair Gerard de Nerval, Thibault adlı ıstakozunu tasma olarakkullandığı mavi kurdelesiyle Paris sokaklarında gezintiye çıkarırdı. Pişirilmiş ıstakozlar kırmızıdır çünkü yüksek sıcaklık kabuktaki protein moleküllerini kırmızı ışık dışında her şeyi emebilecek hale getirir. Kırmızı ışık emilemez, yansıtılır, bu yüzden ıstakoz kırmızı görünür. Istakozların acıyı hissedip hissetmediklerine dair elimizde net bir kanıt yok.

Etiketler: , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir