Kaplumbağa Hakkında Bilgi

Kaplumbağa Hakkında Bilgi

Kaplumbağa Hakkında Bilgi

Kaplumbağa Hakkında Bilgi

Hindistanlı Clive’ın” evcil hayvanı, dev Aldabra kaplumbağası (Geoche-lone gigantes) Adwaitya, 2006’da, Kalküta hayvanat bahçesinde öldüğün-de 255 yaşındaydı. Gezegenin bu en yaşlı hayvanının Mozart’tan ve Fransız Devrimin’den önce başlayan ve bir CNN haberiyle sona eren yaşamını hayal etmek dahi inanılmaz bir deneyim. Dev kaplumbağanın uzun ömrünün sırrı, ağır üreme hızında saklıdır. Bunlar büyük, soğukkanlı ve yavaş metabolizmalı hayvanlardır.

 

Cinsel olgunluğa erişmeleri bile en az otuz yılı alır; üstelik ancak bir-250 kilo çekmelerine kaç doğal düşmana sahip eriş- karşın dev kaplumbağalar kinlere kıyasla yavrular pek iyi yüzücülerdir şanslı sayılmaz. Ada tecridi dahi tam bir koruma sağlamaz: Her on yumurtadan yalnızca biri erişkinliğe erişir.

Dolayısıyla uzun ömür, genleri sonraki nesillere geçirme şan-Suda 800 kilometsini arttırmak anlamına gelir. sürüklenen. Dev kaplumbağanın kökenleri elli milyon yıl öncesine, kendilerini karaya sürüklenmiş bulan ilk kaplumbağalara kadar uzanır.

Bitkilerle beslenen büyük dinozorların geride bıraktığı yaşam alanlarını kullanmaya ve tahmin edileceği üzere, büyümeye başladılar. Küçük bir araba boyutuna ulaşan dev kaplumbağa Colossochelys atlas bütün bir yerküreye yayılmış, Antarktika’ya bile yerleşmişti.

Fakat soğuyan iklimin ve insan zekasının kurbanı oldular (kabuk, dişlere ve pençelere karşı et-kili bir koruma sağlar fakat aynı zamanda her şeyi içine alabilecek genişlikte bir pişirme kabıdır). Adwaitya 1750’de kafasını kabuğundan ilk çıkardığında geride tek bir dev kara kaplumbağası kalmamıştı fakat avcılardan arınmış adalarında hala mutlu mesut güneşlenen 250 tür yaşıyordu.

Bugün hayatta kalan yirmi türden biri hariç hepsi tehlike altındadır. Dev kaplumbağaların kafası giderek büyüyerek, kabuğun içine çekile-meyecek boyuta gelmiştir -zira hiçbir saldırıya maruz kalmadan o kadar uzun süre yaşamışlardır ki bu korumadan bile yoksun kalmışlardır. Bir diğer talihsizlikleri de çok lezzetli olmalarıdır. Her ne kadar Darwin ki doğal seçilim kuramın’ büyük ölçüde Galapagos türlerine borçludur kaplumbağa etinin tadını “bir şeye benzememesiyse de”, insanların bu ede daha önceki deneyimleri tam tersini söylüyordu.

Tek bir dev kaplum Dev kaplumbağa yağının tadı o kadar lezzetli bulunuyordu ki dodo kuşunun (Flemenkçede “mide bulandırıcı kuş” anlamına gelen bir sözcük kullanılır) etini yenilebilir kılmanın tek yolu buna bulamamaktı. bağa bir sürü insanın karnı doyuruyordu; üstelik eti ve yağı kolayca hazmedilebilirdi, karaciğeri ve nefis ilikle dolu kemikleri emsalsiz bir ziyafet sunuyordu. Bir de üstüne yumurtaları vardı ki, kimse böylesini yememişti.

Denizciler açısından daha da faydalı bir özelliği vardı; canlı can-lı gemiye bindirilen dev kaplumbağa yemeden içmeden en az altı ay yaşayabiliyordu. Ters çevrildiğinde çaresiz kalan hayvan gerektiği anda öldürülüp yenile biliyordu. Daha da iyisi, her seferinde litrelerce su içtiği ve bütün sıvıyı mesane benzeri özel bir bezde sakladığı için, düzgün kesilmiş bir dev kaplumbağa, aynı zamanda soğuk ve içilebilir su kaynağı görevi görüyordu.

Dev kaplumbağanın keşfedildikten ancak 300 yıl sonra bilimsel sınıflandırmaya dahil edilmiş olması şaşırtıcı değildir: Zira örneklerin tümü, henüz bilimcilerin eline ulaşamadan tüketilmişti. Daha da beteri, 19. yüz-yıl boyunca sürdürülen büyük ölçekli ticari balina ayları, gemilerin haftalarca denizde kalmasını sağlayan dev kaplumbağalar sayesinde yapıla-biliyordu.

Bir geminin seyir defterinde gemiye dört günde 14 ton canlı kaplumbağanın yüklendiği kayıtlara geçmiştir. Bu hayvanlara dair ufacık bir umut ışığı varsa bu da Adwaitya’nın soyundan gelecektir. 1875’te, İngiliz Doğa Tarihi Müzesi çalışanı Albert Gunter’den esinlenen Mauritius hükümeti Geochelone gigante’si koruma altına alınan ilk tür ilan etti. Günümüzde hayatta olan 152.000 Aldabra toplam dev kaplumbağa nüfusunun yüzde 90’ı kendilerine yönelik tek büyük tehdit unsurundan, yani bizlerden uzakta, huzurlu bir yaşam sürmektedir.

Etiketler: , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir