Kunduz Hakkında Merak Edilenler

Kunduz Hakkında Merak Edilenler

Kunduzlar, insanlardan sonra çevrelerini en fazla etkileyen yaratıklar-dır. güdüsel olarak bir şeyler inşa ederler: Kafese konulan genç bir kunduz, etrafında ne ağaç ne de akarsu olmasına karşın, su bendi inşa ediyormuş gibi hareketler yapar. Bir saatten daha kısa bir sürede, çapı 15 em’yi bulan bir ağacı sehilirler. Bazı bilimciler Pennine ormanlarının yok olarak yerini Fens ormanlarına bırakmasını, 13. yüzyılın başı-na kadar Ingiltere’de yaşayan kunduzların varlığına bağlıyor (Yorkshire’da bulunan Beverly kasabası Ikunduzun ingilizcesi “beaver”dır) adını bu hayvanlardan almıştır).

Kunduzlar, sincaplar gibi kemirgendir. Sadece iki türü bulunur: Avrasya kunduzu (Castor fiber) ve Kuzey Amerika kunduzu (Castor canadensis). Boyut ve görüntü açısından benzer olmakla birlikte bu iki tür 24.000 yıl önce ayrılmış olup ar-tık çiftleşememektedir. Kunduzlar, düşünebileceğinizden çok daha büyüktür. Büyümesini tamamlamış bir kunduz, sekiz yaşındaki bir çocuğun boyundadır. 10.000 yıl önce nesli tükenmiş olan dev kunduzun Kanada, ölü kunduzların üzerine kurulmuştur. Margaret Atwood
(Castor ohioensis) boyu Mike Tyson kadardı. Kunduzlar 15 dakikaya kadar suyun altında kalabilir.

Perdeli arka ayaklara, dümen gibi kullanabildikleri yassı bir kuyruğa, güneş gözlüğü görevi gören saydam göz kapaklarına, kürk astarlı su geçirmez dudaklara ve suyun altında da kemirme faaliyetine devam edebilmelerini sağlayan kapanabilir kulaklara ve burun deliklerine sahiplerdir. Önde-ki dört kesici dişi açık turuncu renktedir. Büyümesi asla durmayan bu dişlerin minelerinde, ekstra kuvvet sağlayan demir bulunur. “Meşgul” hayvanlar olarak nam salmış kunduzlar aslında oldukça tembeldir. Kış aylarında inlerini sadece iki haftada bir terk ederler. Bahar ve güz aylarında kunduzların kuyruk boyu ikiye kadana. Kunduzlar enerjilerini kuyruklarında depoladıkları için, yağın kullanıldığı kış

aylarında kuyruk, hacmini kaybeder. 1760’ta, Paris’teki ilahiyat Fakültesi ve Fizik Okulu, kuyruklarında-ki pullardan dolayı kunduzları balık sınıfına dahil etmişti. Bu tanımlama, Kuzey Amerika’daki Fransız yerleşimcilerin Büyük Perhiz süre-since ve diğer bayram günlerinde kunduz yiyebilmelerine resmiyet kazanması anlamına geliyordu. Kunduz fitili tadının rozbife benzediği söylenir. Bir zamanlar kunduzlar yürüyen ceza dolabı gibi görülürdü. Mesa-nesinin etrafındaki bir çift hezin ürettiği salgı castoreum olarak bilinir ve Antik Yunan’dan bu yana hem baş ağrısı, ateş ve epilepsi için kesin çözüm sunan bir ilaç, hem de bağırsak gazı söktürücüsü olarak kullanılır.

Laponya’da yaşayan Samiler bu salgıyı enfiyeyle karıştırırdı. Artık sadece parfümlerde kullanılır oldu. Guerlain’in Shalimar’ında ve Lancöme’un Magic Noire’ında da sentetik kunduz salgısı bulunur. Ne yazık ki castoreumun çok pahalı olması ve “kastrasyon” sözcü-günü çağrıştırması, Ezop ve Yaşlı Pliny ile perçinlenen bir mite, avlanan kıınduzun kaçmak için kendi testislerini kemirdiği söylentisine ha-yat vermiştir. Durum böyle değildi fakat avcılar kunduzları her şeye rağmen avla-maya devam ediyordu: 17. yüzyılda Kanada’da, kunduz postu, değişim aracı olarak kullanılan, “kunduz-yapımı” ya da “M-B” [kunduz-yapı-mı anlamına gelen İngilizce “madem beaver” ifadesinin baş harfleri] olarak adlandırılan bir meta haline geldi. Bir silahın değeri 132 M-B idi.
uzlaşmanında dudakları. hayran suyun altındayken vücudundan içeri su gitmesin diye, dişlerinin arkasından sımsıkı kapanır. kuyruğu Dişlerinin iç tabakası (dentin), bn buradaki ıniııeden daha çabuk aşınır; bu da, hayvanın !ablaları hala kebılmesini sağlayan, bır tür kendi kendini bileyen keski etkisi yaratır
lasıdalı avalar, kunduzlan enilleştirefek kendileri ıçin balık yakalamayı dışretirler
Bu esnada İngiltere’de “kunduz” sözcüğü yeni bir anlam kazandı: “Şapka”. I. Charles, 1628’de, “şapka yapımında sadece ve sadece kunduz yünü ya da kunduzdan elde edilen malzemeler kullanılacağını” ilan etti. Kunduz şapkaları kürklü olmuyordu: Zira tüyleri su-ya dayanıklı keçe yapmak üzere dövülüyor, sıkıştırılıyor ve ısıtılıyordu.

Etiketler: , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir