Sinek Kuşu (Kolibri) Özellikleri

Sinek Kuşu (Kolibri) Özellikleri

sinek kuşu hakkında bilgi

sinek kuşu hakkında bilgi

Arı kolobrisi (Mellissuga helenae) bilinen en küçük kuş olup ağırlığı 1 kuruşun-kinden azdır. Tüylü bir kanat kasından fazlası değilmiş gibi görünse de, toplam 320 kolibri türünün her biri müthiş bir beyin gücüne sahiptir. Vücut boyutuyla kıyaslandığında beyinleri, bizimkinin iki katı büyüklüktedir; bu da kolibrilere, daha büyük hayvanların faaliyet alanını aşan bir dizi eylemi yapma becerisi sunar. Tıpkı bizim gibi net bir zaman kavramları vardır. Kırmızı kolibri (Selasphorus rufus) yemeğini nereye koyduğunu hatırlamakla kalmaz, orada en son ne zaman beslendiğini de aklında tutar. Çiçeklerin bal özüyle dolması için tam olarak ne kadar beklemesi gerektiğini bilir. Kolibriler aynı zamanda, dürtülerle yetinmeyerek, sesli iletişimi öğrenebilen al-tı hayvan grubundan biridir.

İnsanlar, balinalar ve yarasaların haricinde taklit yoluyla iletişim kurmayı öğrenen diğer kuş türleri papağanlar ve ötücü kuşlardır. Beynin ön lobundaki özel yapılar, sesli öğrenmeyi kontrol eder. Bu yeteneğin, her üç kuş grubunda bağımsız olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kolibrilerde bu özellik, bölgesel kontrol sağlama ihtiyacıyla ilişkilidir. Bal özü yalamanın her şeyden önemli olduğu yaşam şekilleri öylesine enerji gerektirir ki, komşuların, besin kaynağından uzak tutmak, hayatta kalmaları için elzemdir. Şarkı söylemekse bunu mümkün kılmanın en etkili yoludur. Havada asılıyken çiçeklerden beslenmek, yine bu türe özgü bir beceri olup, özel beyin adaptasyonları gerektirir. Diğer kuşlarla kıyaslandığında mor ötesi spektrumun çok daha ötesini görebilirler (belki de çiçeklerin tanınmasına yardımcı olmak için); ayrıca beyinlerinin büyük bir kısmı, saniyede 200 defa çarpan kanatlarının yarattığı hava akımına rağmen, belli bir noktaya odaklanmalarını sağlayan görsel ayar işlevine ayrılmıştır.

Bu aynı zamanda, şaşırtıcı fiziksel gereksinimleri de beraberinde getirmiştir. Kolibriler, zeki yaratıklar olmalarının yanısıra, vücut boyutlarına göre en büyük kalbe, dolayısıyla en hızlı metaholizmaya sahip hayvanlardır. Tek bir dakikada kalp atış sayıları 1200’e, soluk alıp verme sayıları S00’e çıkabilir. Uçma yöntemleri diğer kuşlarınkine kıyasla yabanarismınkine daha yakındır; yuvalı-topuzlu omuz eklemi sayesinde kanatlarını her yöne 180 derece döndürebilirler. Havada asılı kaldıklarında kanat uçları yatay bir konum alır; yukarı-aşağı salınma hareketi yapan diğer birçok kuş türünün aksine, havada sekiz çizme hareketi yaparlar. Her kanat çırpışlarında, havala-nabilmelerini sağlayan bu özel-likleri sayesinde öne veya arka-ya doğru hatta baş aşağı bile uçabilirler. Bu durumu devam ettirebilmek için her gün en az kendi vücut ağırlıkları ölçüsünde bal özü (enerji için) ve böcek (protein için) yemeleri gerekir. Bu da ortalama 1500 çiçeğe konmak demektir. Tüm bu faaliyet çok fazla sıvı atık ürettiğinden kolibriler durmadan idrar çıkarırlar. Minik ayakları zeminde hiçbir işe yaramaz, bu yüzden günlerinin dörtte üçünü tüneyip enerji tasarrufu yaparak geçirirler.

Bazı türler, geceleri, bu tasarrufu devam ettiren bir hareketsizlik içine girerler bir tür mini-kış uykusu-; metabolizmaları iyice yavaşlar ve vücut sıcaklıkları neredeyse yarıya iner. Kolibri tüylerinin iki temel rengi vardır: Kızıl kahve ve siyah. Gördüğümüz nefes kesici renk aralığının kaynağı, hayvanın tüylerindeki melanin granülleri ve küçük hava kabarcıklarıdır. Onları sadece sıradan “pigment” renklerinden ibaret görmememiz için, ışığın yanar dönerli tüyler üzerine doğru bir açıyla düşmesi gerekir.
Kolibri “derisinden” şapka ve çanta çılgınlığı 19. yüzyıl sonunda tavan yaptı: Londralı bir satıcı tek bir yıl içinde 400.000 şapka ve çanta ithal etti. Kolibri avı nihayet 1918’de yasaklanana dek, kayıt altına alınmamış birçok tür, soyları tükenme noktasına varana kadar avlandı.

Etiketler: , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir