Kanser Çeşitleri, Nedenleri ve Korunma Yolları

Kanser Çeşitleri, Nedenleri ve Korunma Yolları

Kanser Nedir? Türleri Nelerdir? Belirtileri

Kanser Nedir? Türleri Nelerdir? Belirtileri

Kanser, vücuttaki dokulardan birine ait bir veya birkaç hücrenin normal özelliklerinin dışımda bir değişim göstermesi ve kontrolsüz çoğalması ile meydana gelen, genellikle tümör oluşmasa yol açan, çağımızın en önemli hastalıklarından biridir. Vücutta çeşitli doku ve organlarda meydana gelebilen tümörler yani urlar iyi huylu (seih) ve kötü huylu (habis) olmak üzere iki türlüdür. Kötü huylu tümörlerin epitel dokuda gelişen türlerine kanser, bağ dokusunda gelişen türlerine ise sar kom adı verilmektedir. İnsanlarda en çok görülen kanser türleri erkeklerde akciğer, mide ve bağırsak; kadınlarda meme ve rahim kanserleridir. Çocuklarda ve gençlerde ise en çok kan, böbrek ve kemik kanserine rastlanır. Kanser hemen her yaşta görülmesine rağmen en çok 40 yaşın üzerinde rastlanılmaktadır. Kişi yaşlandıkça kansere yakalanma ihtimali artmaktadır. Kanser çok eski çağlardan beri bilinmekte olan 20’inci yüz yüzyılda dikkatleri üzerine çekmiş ve çağımız insanların en çok çekindiği bir hastalık olmuştur.

 Kanserin Oluşmasında Çeşitli Nedenler Vardır:

  • Sağlığa zararlı alışkanlıklar ünitesinde’de belirtildiği gibi sigara ve alkol kullanımı
  • Uzun süreli ve güneş ışınlarının çok etkili ve uzun süreli altında kalma
  • Aşırı dozda röntgen ışığına maruz kalma
  •  Bazı kimyasal maddelerin (katran,Benzin, boya maddeleri vb) Bulunduğu çalışma ortamı
  • Bazı virüslerin vücuda girmesi
  • Hava kirliliği
  • Radyasyona maruz kalma
  • Kötü Beslenme alışkanlığı

Kanserin Belirtiler Ve Tanının Önemi

Önemi olan belirti ve bulgu vermemekte, kontrol aldığı doku ve organlara Kanser belirtilerinden bazıları şunlardır: muayenelerde kanser tanısı konulabilmektedir. göre değişmektedir. Hatta bazen

  • Uzun süre iyileşmeyen yaralar
  • Rahim ve makattan gelen normal olmayan bir kanama
  • Memede veya vücudun herhangi bir yerinde ortaya veya akıntı
  • Uzun süreli ses kısıklığı ve öksürük a çıkan şişlik ve sertlikler
  • Yutkunma güçlüğü ve hazımsızlık
  • Büyük ve küçük tuvalet ihtiyacındaki değişiklikler
  • Ben ve siğillerde meydana gelen büyüme, kanama, renk değişikliği ve yara oluşması

Bu değişiklik ve belirtiler görüldüğünde hemen bir doktora başvurulmalı, ihmal edilmemelidir. Bu hastalıkta öncelikle korkmamayı öğrenmek gerekmektedir. Korku, hekime gitmeyi önler ve hastalığın iyileştirilmesini engeller. Hastalığın belirtilerini yorumlamak yalnızca hekimlerin görevidir. Kanser belirtilerinden herhangi biri hissedildiğinde zaman kaybedilmeden hekime başvurmak şarttır. Hiç rahatsızlık duyulmasa bile yılda bir kez mutlaka genel kontrolden geçilmelidir. Kanserin tedavi edilebilir bir hastalık olduğu unutulmamalıdır. iyileşme oranı kanserin erken teşhisi ile doğru orantılı-dır. Kanserde erken tanı hayat kurtarır.

Ek Bilgi Tümör: Hücrelerin aşırı çoğalmasıyla insan, hayvan veya bitki dokularında oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumrudur. Epitel: Tek veya çok hücreden oluşan, vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan dokudur. Kanser çok eski çağlardan beri bilinmekte ise de 20. yüzyılda dikkatleri üzerine çekmiş ve çağımız insanlarının en çok çekindiği bir hastalık olmuştur. Kanserin sebebi henüz kesin olarak bilinmemektedir. Kanser hastalığı için iki grup risk faktör vardır. Bu risk faktörlerinden biri kişiseldir. Kişisel risk föktürü insanların yaşam şekillerine, yaşar.

Kanserden Korunma yolları: Kanserden korunmaya yönelik alınması gereken önlemlerden bazıları şunlardır:

  • Sağlığın geliştirilmesi ve korunması ünitesinde de belirtildiği gibi günlük fiziksel aktiviteler artırılarak enerji alımına dikkat edilmeli, vücut ağırlığı ideal kilo aralığı içinde sabit tutulmalıdır.
  • Haftada 3 gün en az 30 dakika yürüyüş, yüzme, bisiklete binme, step gibi egzersizler yapılmalı ve bu etkinlikler yaşam boyu sürdürülmelidir.
  • Yeterli ve dengeli beslenmeli ve besin çeşitliliğine dikkat edilmelidir.
  • Yağ tüketimi azaltılmalı, yağlı etlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Alınan yağların, toplam günlük kalorinin %30’unu geçmemesine dikkat edilmelidir. Doymamış yağ asidi içeren yağlar (soya, zeytinyağı, mısır özü, ayçiçeği, ve bir balık yağı olan omega-3) tercih edilmelidir.
  • Fazla yağlı kırmızı etler yerine tavuk ve balık eti tercih edilmelidir.
  • Aşırı tuzdan kaçınılmalı, günlük tuz tüketimi 5-6 gramı geçmemelidir.
  • Günlük 25-30 gram posa (tam tahıl ürünleri, meyve, sebze, kuru baklagiller, yağlı tohumlar) tüketilmelidir.
  • Günde en az 3-5 porsiyon sebze ve meyve, koyu yeşil yapraklı ve sarı sebzeler tüketilmeye özen gösterilmelidir. Brüksel lahanası, brokoli, karnabahar ve lahana  tüketilmeye çalışılmalıdır.
  • Sarımsak ve soğan çiğ olarak tüketilmelidir.
  • Ekmeğin kepekli olanı tercih edilmelidir.
  • Kalsiyum bakımından zengin olan gıdalardan az yağlı olanlar tercih edilmeli, günde 2-3 bardak yağı azaltılmış süt veya süt ürünleri tüketilmelidir.
  • A, C, D, E, vitaminleri, ribloflavin, tiamin, folik asit, pantotenik asit ile çinko, iyot, kalsiyum, demir, selenyum ve molibden gibi mineraller içeren gıdalardan yeterli miktarda alınmalıdır.
  • Kimyasal koruyuculu hazır yiyecekler yerine doğal besinlerle beslenme tercih edilmeli, besinlerin saklama koşullarına dikkat edilmelidir.
  • Yiyecekleri hazırlarken kızartma, kavurma, tütsüleme yerine ızgara, fırında buğulama, haşlama gibi pişirme yöntemleri kullanılmalıdır. Mutlaka kızartma yöntemi gerekiyorsa 150 derecenin altında ve çok az yağ kullanılarak yapılmalıdır.
  • Alkol kullanılmamalıdır.
  • Tütün ve tütün ürünleri kullanılmamalı, sigara içilen ortamlardan uzak durulmalıdır.
  • Sebze ve meyveler dikkatli ve iyice yıkanmalıdır.
  • Şişmalamamaya yönelik tedbirler alınmalıdır.
  • Güneşten korunmalıdır.
  • Çevre temizliğine özen gösterilmelidir.

Etiketler: , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir