Karaciğer Hastalığı Ve Çeşitleri Nelerdir?

Karaciğer Hastalığı Ve Çeşitleri Nelerdir?

Vücudun en büyük salgı beni olan karaciğer, karın boşluğunun sa tarafında, diyaframın hemen altında yer alır. Yaklaşık 2 kilo ağırlığında, kovu kırmızı ve yumuşak bir organ olan karaciğer, sayısız fonksiyonlar gerçekleştirir. Alyuvarların parçalanması oluşturulması, amonyağın üreye dönüştürülmesi, glikoz depolanması, vücuda giren ilaç ve zehirlerin değişikliğe uğratılması, vücudun ihtiyacı olan vitaminlerin yapılması, beden ısısının ve kan miktarının ayarlanması karaciğerin görevleri arasındadır. Vücudumuzun kimya laboratuvardır. Günde ortalama dört bardak civarında safra salgılar. Görevlerini yapamaması çeşitli hastalıkları meydana getirir. En yaygın karaciğer hasta-lığı virüs kökenli karaciğer iltihaplanmasıdır. Karaciğer iltihaplanmalarına karşı alkolden, aşırı kilodan ve protein yetersizliğinden kaçınmalı, proteini zenginleştirilmiş gıdalar yemelidir.

Hepatit A (Bulaşıcı sarılık) Bulaşıcı karaciğer iltihabı, ağız ve dışkılar yoluyla ve hastalıklı kimselerle ilişkide bulunma sonucu yahut yiyecek ve suların mikroplanması ile bulaşır. Ayrıca, enjektörlere ve girişiyorlar bulaşan mikroplu kan aracılığıyla da yayılır.  Hepatit A, genellikle hafif bir hastalıktır. Ansızın başlayan mide bulantısı, kısma, iştahsızlık ve karın ağrısı gibi belirtilerle başlar. Deride kaşıntı ve kızarıklık, göz içinde sararmalar görülür. Sidik koyu kahverengi bir renk alır, dışkı soluklaşır. Hastalığın aşısı mevcuttur. Hastalık süresince sulu yemekler yemeli, bol miktarda glikoz ihtiva eden meşrutiyetine denir.meşrubatbat içilmelidir. Alkolden kesinlikle kaçınmalıdır.

Hepatit B

Hepatit B virüsü cinsel ilişkiler, kirlenmiş ameliyat malzemeleri, sırmalar ve kan yolu ile bulaşır. Daha ziyade uyuşturucu kullananlarda, ameliyat hastalarda, kan verenlerde, homosekstieller’de, diyaliz hastalarında ve sağlık personelin& görülür. hastalık bazı kimseler& kronikleşmesi vücuda yerleşerek, zamanla kara ciğer enzimlerinin yükselmesi, yorgunluk ve kırgınlık, vücut direncinin azalması ile kendini gösterir. Risk taşıyan kimseler mutlaka koruyucu aşı yaptırma, ayrıca yeni doğan bebekler aşılanmalıdır.

Hepatit C

Kan yolu ile bulaşır. Hepatit B’ye göre daha az görülür. Diyaliz hastalarında ve dövme yapanlarda daha sık rastlanır. Kronikleşme ihtimali fazladır. Başlangıçta hastanın şikayetti olmaz, fakat zamanla karın ve eklem ağrıları görülür. Hastanın karaciğer enzimleri yükselir. Siroza dönüşme ihtimali fazladır.

Hepatit D, virüsüne, sadece kanında Hepatit B virüsü taşıyanlarda rastlanır. Homosek süellerde ve uyuşturucu kullananlarda daha sık görülür.

Siroz Nedir:

Karaciğer hücrelerinin zedelenmesi ile başlayan tehlikeli bir hastalıktır,
genellikle orta yaşlı kimselerde görülür. Karnın şişmesi, mide ve bağırsak kanamaları sirozun en önemli iki belirtisidir. Bacaklarda şişlik, sağ böğrün altında ağrı görülür. cilt ve göz rengi sararır, yüzde ve ellerde çil gibi lekeler belirir. İdrar rengi koyu sarıya dönüşür. Hastalarda çarpıntı ve iştahsızlık görülür. Uzun süre ve çok miktarda alkol ve uyuşturucu kullanan kimselerde, kronik hepatit ve safra kesesi hastalarında, çeşitli ilaçları düzensiz ve çok miktarda kullananlarda daha sık rastlanır.

Kronik hepatit ve siroz hastalarının dikkate alması gereken hususlar aşağıda belirtilmiştir:

* Vitamince zengin ve az yağlı proteinler, karbonhidrat ve şekerli gıdalardan sık olarak, fakat az miktarlarda yenir. Gaz yapıcı ve yağlı yiyecekler (yağ et gibi) kesilir. Yemekler ızgara veya haşlama olarak yenir. Bol miktarda sebze, meyve, komposto, pekmez ve bal yenir.

* Kekik, nane, kuşburnu asitsiz meyve suları tercih edilir. Tahıllardan istifade edilir, tabii besinler seçilir. Konserve yiyeceklerden sakindir. Alkollü içeceklerden, kızartmalardan, fasulye, mercimek, nohut gibi baklagillerden, acılı ve baharatlı gıdalar ve hamur işlerinden uzak durulur.

Bitkisel  Tedavisi:

Karaciğerle ilgili hastalıklara karşı, aşağıdaki bitkisel formüller kullanılır:

* Aç karna bal şerbeti içilir veya bal yenir.

* Bir miktar mani!, kökleriyle birlikte robottan geçirilir. Elde edilen sudan sabah aç karnına ve gece ya-tarken birer fincan içilir. Yemeklerden önce 3 – 4 adet burma yenir.

* Bir litre suya, 100 gram sandal ağacı gövdesi veya kabuğu konduktan sonra beş dakika kaynatılır. Balla tatlandırılarak, yemeklerden önce günde 3 – 4 çay bardağı içilir. Yemeklerden sonra veya önce ayva şurubu, reçeli veya tatlısı yenir veya içilir.

* Toz haline getirilen 10 gr. udu hindi, 100 gr. balla karıştırıldıktan sonra sabah ve akşam birer yemek kaşığı yenir.

* Her gün zeytinyağlı, havuçlu ve tere otlu enginar yemeği yenir. Yemeklerden önce bir avuç üzüm yenir.

* Dere otu, tere otu, siyah turp ve salatalık (zeytinyağlı ve limonlu olarak) yenir.

* Bir miktar siyah turp rendelenerek bir kavanoza konur, üzeri iyice örtülecek şekilde balla doldurulduktan sonra bir gece bekletilir. Daha sonra sabah ve akşam, aç karna birer yemek kaşığı yenir.

* Bir miktar siyah ve beyaz turp, robotta suyu çıkarıldıktan sonra, balla tatlandırılır. Sabah ve akşam yarım fincan (veya bir fincan) içilir.

* Enginar yapraklan ve etli kısmını örten sert kabuk yaş olarak veya kurutularak, kaynamakta olan bir bardak suya bir tutam olmak üzere konur. Beş dakika kısık ateşte demlendikten sonra balla tatlandırılıp günde 2 – 3 bardak içilir.

* 50 gr. zencefil yarım kilo balla güzelce karıştırılıp, yemeklerden önce birer kaşık yenir.

* Bir miktar kereviz, robotta suyu çıkarıldıktan sonra, balla tatlandırılıp sabah ve akşam birer fincan içilir. Zeytinyağlı, havuçlu, dere otlu ve te-re otlu kereviz yemeği yenir.

* Kartlaşarak çekirdekleri iyice gelişmiş salatalıklar, kabukları ile birlikte robottan geçirilir, elde edilen sudan yemeklerden önce birer çay bardağı içilir.

* 10 gr. sarı sabır toz haline getirildikten sonra, 100 gram balla karıştırılır. Günde üç defa birer kaşık yenir.

* Acı kavun ezilir, suyu burna damlatılır. (Damlatma esnasında suyun boğaza kaçmamasına dikkat edilir. Zira gırtlaktaki deri hücreleri. tahriş olup şişerek nefes almayı güçleştirir.)

* Koyun ve sığır etinden (kırmızı et) uzak durulur. Tavuk erinin göğüs kısmı ile balık erinin ızgara veya başlaması yenir.

* Yemeklerde ekstra sızma zeytinyağı, fındık veya ceviz yağı kullanılır. Günde 2 – 3 bardak ekşi nar suyu içilir.

* Rafine edilmemiş tuz, bir fırında kavrulur. Tuzlar ıslak bir torbaya konulduktan sonra 5 10 dakika karın üzerinde bekletilir. Bu uygulamaya karın üzerindeki siroz şişliği ininceye kadar 2 – 3 saat aralıklarla devam edilir.

* Tuzla sirke ısıtılır. Karın üzerine hafifçe masaj yapılır.

* Aç karna günde 3 – 4 bardak de-ve sütü içilir. (Deve sütü içilirken su içilmez. Karındaki şişlik inip karaciğer iyileşinceye kadar süte devam edilir.)

* Kaynamakta olan bir litre suya, 100 gr. hindiba kökü ve yaprağı konur, beş dakika kısık ateşte demlenmeye bırakılır. Balla tatlandırılarak günde dört defa birer bardak içilir.

* Rezene, papatya, biberiye ve maydanoz ayn ayrı çay gibi demlenip balla tatlandırılarak, günde üç defa birer bardak içilir.

* Toz haline getirilen 30 gram kişniş, yarım kilo balla karıştırılarak macun haline getirilir. Günde üç defa birer yemek kaşığı yenir.
* 50 gr. kerevizle, aynı miktarlar-da rezene, ayrık otu, çemen, anason ve enginar yaprağı toz haline getirilir. İki litre suya bir kaşık atılarak, on dakika kaynatılır, soğuduktan sonra süzülür. Balla tatlandırılarak günde 3  4 bardak içilir.

* Nohut pişirilir, süzülen suyu bol bol içilir. Ayrıca cevizle birlikte incir yenir. Bir tatlı kaşığı katran köpüğü, balla karıştırılarak günde iki defa yenir.

* 100 gr. salatalık çekirdeği, 100 gr. kavun çekirdeği, 50 gr. karpuz çekirdeği toz haline getirildikten sonra, bir bardak suya bir tatlı kaşığı konur, beş dakika kaynatılır. Bu karışımdan günde üç defa birer bardak içilir.

* Toz haline getirilen 50 gr. üzerlik tohumu, yarım kilo balla karıştırılarak macun kıvamına sokulur. Günde üç defa birer kaşık yenir.

* Bir miktar küçük Hindistan cevizi (besbase) toz haline getirilir. Balla karıştırılarak, günde üç defa birer çay kaşığı yenir.

* Bir adet ada soğanının suyu çıkarılır, balla tatlandırılarak, günde üç defa birer çay kaşığı içilir.

* Bir miktar çörek otu balla karıştırılır, sabah ve akşam aç karna birer tatlı kaşığı yenir.

 

Etiketler: , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir