Şişmanlığın Nedenleri ve Tedavisi

Şişmanlığın Nedenleri ve Tedavisi

Şişmanlığın Nedenleri ve Tedavisi

Şişmanlığın Nedenleri ve Tedavisi

Şişmanlık, dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli sağlık sorunlarından birisidir. Şişmanlık birçok hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırladığı neden olabilmektedir. Şişmanlık, vücudun yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boya göre ağırlığın olması gereken düzeyin üzerine çıkmasıdır.

Şişmanlığı Belirlemek İçin Kullanılan Beden-Kütle indeksinin Hesaplanması:

Şişmanlığı belirlemek için çok çeşitli yöntemler vardır. En çok bilinen ve kullanılan  beden-kütle indeksine (BKİ) değerlendirme yöntemidir.

Beden-kütle indeksini hesaplama formülü şöyledir:

BKİ = Vücut kütlesi / Boy uzunluğunun karesi

Örneğin vücut kütlesi 60 kg, boy uzunluğu 1,60 metre olan bir kişinin BKİ şöyle bulunur:

BKİ = 60 / (1.60 x 1,60)

= 60 12.56

= 23,4375 kg/m2

YBeden-kütle indeksi 30 ve üzerinde olduğunda kişi şişman olarak değerlendirilir. Genel olarak 18,5-24,9 beden-kütle indeksine sahip olanlar normal olarak kabul edilir. Şişmanlık anatomik, etiyolojik ve fizyolojik olarak sınıflandırılır. Anatomik şişmanlık, görünüşe (ince. orta ya da kalın yapıcı) ve cinsiyete göre değerlendirilir. Etiyolojik şişmanlık ise aşırı beslenmeden ve doğuştan oluşan şişmanlığa denir. Fizyolojik şişmanlık, yağ hücresinin hacminin büyüklüğü ile yağ hücresinin  sayısının fazla olmasından kaynaklanan şişmanlıktır.

Şişmanlığın Nedenleri: 

Şişmanlığın Nedenleri: Şişmanlığın çeşitli nedenleri vardır. Bunlardan çevresel ve kalıtımsal faktörler önemlidir. Enerji alımının fazlalığı ve enerji harcanmasının azlığı şişmanlığa yol açabilir. Enerji alımının fazlalığının nedeni aşırı yeme, daha çok yağ ve şeker içeren besinleri yeme, öğün atlama, hızlı yeme gibi yanlış beslenme alışkanlıkları; enerji harcamasının azlığının nedeni ise hareketsiz yaşamdır. Ayrıca kalıtımsal olan hormonal ve sinirsel bazı olumsuz özellikler de şişmanlığa neden olabilir. Kalp ve damar hastalıkları şişman bireylerde ölümlerin en önemli nedenlerindendir. Özellikle 25 yaşından sonra vücut ağırlığındaki artış, kalp damar hastalıkları riskini artırmaktadır. Hipertansiyon, kanser, safra, karaciğer, siroz ve solunum rahatsızlıkları şişman kişilerde daha çok görülmektedir.

Şişmanlığın Tedavisi:

Şişmanlığın Tedavisi: Şişmanlığın tedavisinde çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. Diyet, davranış değişikliği ve ilaç tedavileri ile fiziksel aktivitelerin artırılması ya da cerrahi müdahale bunlardan bazılarıdır. Şişmanlığın tedavisi aç kalarak değil, sağlıklı beslenme kurallarına uyularak yapılmalıdır. Sağlıklı zayıflama diyetlerinin her bireye göre farklı olacağı dikkate alınarak konunun uzmanı tarafından hazırlanan diyet programları uygulanmalıdır. Sağlıklı zayıflama için uygulanacak beslenme tedavisinde amaç;

• Vücut ağırlığını arzu edilen düzeye indirmek,

• Kişinin bütün besin gereksinimlerini yeterli ve dengeli bir şekilde karşılamak,

• Kişiye yanlış beslenme alışkanlıkları yerine doğru beslenme alışkanlığı kazandırmak,

• Vücut ağırlığı arzu edilen düzeye geldiğinde tekrar kilo alımını engellemek ve sürekli bu düzeyde tutmak olmalıdır.

Sağlıklı zayıflama diyetine başlarken kişide yemek yeme dürtüsü bozukluğu olup olmadığına da bakılmalıdır. Yemek yeme dürtüsü bozuklukları; yetersiz ya da aşırı gıda alımı içerebilen, ruhsal etkilere dayanan ve fiziksel sonuçlara yol açabilen hastalıklardır. Beden algısındaki bozulma sonucunda mükemmel olarak düşünülen vücut görünümüne sahip olmak için çoğu kadın ve erkek diyet yapma ve çeşitli kilo kaybetme yollarına başvurmaktadır. Vücut ağırlığı takıntısı, vücudun şekli ile ilgili olumsuz düşünceler kişileri bu tür yollara itmektedir. Yemek yeme dürtüsü bozuklukları, kişinin genel vücut sağlığını etkileyecek hastalıklardır. Beden algısı bozukluğu, anoreksiya nervoza ve bulimia nervoza bu hastalıklardan en önemlileridir. Beden algısı, herhangi bir kişinin kendi bedeni hakkındaki düşüncelerini, duygularını ve algılarını ifade eden bir kavramdır. Beden imgesi ile bedenin gerçek durumu arasında belli bir tutarlılık bulunması, kişinin bedeniyle barışık ve ondan memnun olması kişinin olumlu beden imgesine sahip olduğunu göstermektedir.

Ek Bilgi:

Kaybedilen Kilolardan Sonra Vücut Ağırlığı Nasıl Korunur?

Kaybedilen kilolardan sonra vücut ağırlığının korunması kilo kaybetmekten çok daha önemlidir. Şişmanlık tedavisinden sonra çoğu birey tedavide elde edilen olumlu alışkanlık değişikliklerini devam ettiremezler ve kaybettikleri kiloları tekrar geri alırlar. Bu nedenle arzu edilen düzeye kadar kilo kaybeden birey, vücut ağırlığını koruyabilmek için neler yapması gerektiğini diyetisyene danışmalı ve kilosunu koruyucu bir beslenme programına katılmalıdır.  İnsanın beden algısı hem onun ruh sağlığını etkileyen hem de ondan etkilenen bir kavramdır.

Olumlu beden algısı, insanların ruh sağlığına olumlu katkıda bulunurken çeşitli ruhsal sorunlar yaşayan kişinin kendi bedeniyle ilgili değerlendirmeleri çoğu zaman olumsuz olmaktadır. Beden algısı, benlik saygısı ile yakından ilişkilidir; benlik saygısı düşük olanlar daha olumsuz beden imgesine sahiptirler. insanların kendi bedenleri ile ilgili değerlendirmeleri (beden algısı) gerçekte olanla uyum göstermeyebilır. Örneğin vücut ağırlığı normal olan bir kişi kendisini şişman olarak algılayabilir ve zayıflamak için çeşitli girişimlerde bulunabilir.
Anorekslya nervoza; kişinin aç kalarak kilosunu olması gereken en düşük vücut ağırlığının altına düşürecek kadar aşırı kilo kaybetmesine neden olan yeme bozukluğudur. Bu hastalık kişinin gıda alımını uzun bir süre durdurarak vücut ağırlığının 20-50’sini kaybettirebilmektedir Örneğin 60 kg olan bir kişi kısa sürede 30 kg’a düşebilmektedir. Bu hastalığın tedavisinın çok büyük ölçüde psikolojik tedavi yoluyla yapıldığı bilinmektedir. Hastanın durumu çok ağırsa tedavisi sağlık kurulu-şunda yatarak yapılmaktadır.

Bulimla nervoza; kişilerin fazla yemek yedikten sonra yediklerinin kilo almasına neden olmaması için kurma, laksatif ilaç (müshil) kullanımı ya da aşırı egzersiz yoluyla vücuttan dışarı atılmaya çalışıldığı yeme bozukluğudur. Aşırı yeme davranışı, genellikle kişinin yalnız kaldığı zamanlarda ya da stres durumunun ardından gelen olumsuz duyular eşliğinde ve çok hızlı bir şekilde gerçekleşir.

Bulimia nervoza hastalığının tedavisinin önündeki en büyük engel, hastaların genellikle tedaviye ihtiyaçları olmadığına inanmalarıdır. Bu nedenle tedaviye başlayabilmek için hastanın bu hastalığın zararları konusunda bilgilendirilerek ikna edilmesi gerekmektedir, Bulimia nervoza hastalığı ilaç ile birlikte yürütülen psikolojik yöntemlerle tedavi edilmektedir, Hasta eğer hassas bir tıbbı durum varsa sağlık kuruluşunda yatarak tedavi görmelidir, Yeme bozuklukları daha çok genç kız ve erkeklerde görülmektedir. Bu nedenle yeterli ve dengeli beslenme konusunda gençler bilinçlendirilmelidir.

Etiketler: , , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir