Çocuklarda Aşırı Kilo Alımı Nedenleri ve Tedavisi

Çocuklarda Aşırı Kilo Alımı Nedenleri ve Tedavisi

Çocuklarda Aşırı Kilo Alımı Nedenleri ve Tedavisi

Çocuklarda Aşırı Kilo Alımı Nedenleri ve Tedavisi

Şişmanlık sadece vücut ağırlığının artışı anlamına gelmez. Uzun boylu ve kas kitlesi fazla olan çocuklar şişman olmamalarına rağmen kiloları fazla olabilir. Bu çocuklara şişman denmez. Şişmanlık hem vücut ağırlığının, hem de yağ dokusunun fazlalığıdır. Her gün besinlerle enerji alırız. Bu enerjinin büyük bir kısmını veya hepsini yaşamımızı sürdürmek için kullanırız. Fazla aldığımız veya kullanmadığımız miktarı vücudumuz yağ dokusun-‘da depolar. Bu depolanan miktar arttıkça şişmanlık ortaya çıkar. Şişman çocuk sağlıklı çocuk değil, hasta çocuktur. Şişmanlık kalp ve damar hastalıklarına zemin hazırlar.

Ayrıca, yüksek tansiyon, şeker ve eklem hastalıkları da şişmanlığın kaçınılmaz sonuçları arasındadır. Çocuklukta şişman olmak erişkin şişmanlığın’ hazırlayan en önemli etmenlerden biridir. Çocukluk şişmanlığın’da sadece yağ hücrelerinin içi dolup hacmi artmaz, aynı zamanda yağ hücrelerinin sayısı da artar. Erişkin döneme daha fazla yağ hücresi ile girilirse şişmanlık daha kolay yerleşir. Bir çocuğa şişman diyebilmek için, boyuna karşılık gelen ağırlığı, ideal ağırlığından % 20 fazla olmalıdır.

Bu değer % 40’ı geçerse aşırı şişmanlıktan bahsederiz. Son yıllarda şişmanlığı değerlendirmede beden kitle indeksi kullanılmaktadır. Beden kitle indeksi, çocuğun ağırlığının boyunun metrekare cinsinden karesine bölünmesi ile bulunur. (Beden kitle indeksi: Ağırlık-kg/Boyun karesi-m2) Bulunan beden kitle indeksi değerleri, çocuğun yaşına ve in-sine göre oluşturulmuş büyüme eğrileri üzerinde değerlendirilir.

Şişmanlık Nedenleri:

Tüm anne ve babalar çocuklarının kilolu olmasını arzu eder: topluma kilolu çocuklarını, onlara iyi baktıklarının göstergesi olarak sunarlar. Kilolu çocuk annenin yüz akıdır.

Zayıf Çocuğu olan bir anne çocuğuna iyi bakamadığı eleştirileri ile çok sık karşılaşır. Kilolu çocukların daha iyi beslendiklerine ve sonuçta daha güçlü ve akıllı olacaklarına olan inanç toplum içinde çok yaygındır. Bebeklikten itibaren anneler çocuklarını başka çocuklarla kıyaslar ve çocuklarının diğer çocuklardan kiloca geri kalmamaları için gereğinden fazla besleme çabası içine girerler. “Bir dirhem et, bin ayıp örter”atasözü şişmanlığı yücelten özlü cümlelerden biridir. Tüketim toplumunun insanlara daha fazla tüketmeye yönlendirme çabaları da bu tabloya eklenince şişmanlık kaçınılmaz olur.

Yağ oranı ve kalorisi fazla besinlerin her geçen gün yaşamımızda daha fazla yer almaya başladığını görüyoruz, özellikle okul çağı çocukları “fast food” olarak bilinen hızlı tüketilen ve lezzetleri yük-sek yağ oranından gelen besinlerin esiri olmuşlardır. Şişmanlıkta ailenin beslenme ve yaşam tarzı da önemlidir. Bazı aileler yemek yemeği bir amaç ve tören alarak görürler. Bu ailelerde yemeğin lezzeti çok önemli olduğu için fazla yağlı yemekler yapılır, porsiyonlar büyüktür. Yemek bu evlerde huzur verici bir olay ve yaşamın amacı gibi sunulur.

Ödüllendirme genellikle besinlerle yapılır. Böyle evlerde ailenin tüm üyeleri şişman olurlar. Şişmanlığın bir başka nedeni de hareketsizliktir. Eskiden çocukları sokakta almak olası değildi, akşama kadar kan ter içinde koşar ve bu enerjiyi nereden bulduklarına şaşardık. Son yıllarda çocuklar tüm zamanlarını televizyon, bilgisayar ve benzeri cihazlar karşısında geçirmeye başladılar. Fiziksel egzersiz azlığı, çocukların yediklerini yakamaz ha-le getirip yağ olarak depolamaların yol açar ve şişmanlık sonuçta kaçınılmaz olur. Bazı az görülen hormonal, psikolojik veya kalıtımsal nedenlerin dışında şişmanlık sosyal bir olgudur. Şişmanlık, gelişmiş ülkelerde artık “çevresel bir besin zehirlenmesi”olarak kabul edilmekte ve çoğu insanın artık yaşamak için değil, haz, tat ve yemek için yaşadığı bilinmektedir.

Beslenme Yanlışlarını Önlemenin Yolları

1. Çocuğunuzun beslenme gereksinimlerini abartıp tabağına fazla yemek koymayın. Yemeğini bitirmesi için baskı yapmayın.

2. Çocuğunuzun sabah kahvaltısını atlamasına izin vermeyin. Özellikle okul çocuklarını sabah kahvaltısını evde yapmadan okula yollamayın.

3. Çocuğunuzu akşam yemeğinde çok fazla besleme yanlışı-na düşmeyin.

4. Okul çocuklarının ev dışında dengesiz, düzensiz ve “Fast Food” denilen zararlı, kalorisi yüksek besinlerle beslenme-sini kabul etmeyin.

5. Kalorileri yüksek olan kola, bisküvi, şeker, çikolata ve cips gibi yararsız ve şişmanlatıcı gıdalardan çocuğunuzu uzak tutun.

6. Yaptığınız yemeklere daha az yağ koyun, yağlardan zeytin yağını tercih edin, kızartmalardan uzak durun.

7. Pasta, kek, kurabiye ve böreklerin yapma sıklığını azaltın.

8. Çocuğunuzun ara öğün olarak sadece meyve yemesini sağlayın.

Sağlıklı Beslenmenin Temel Kuralları

1.Çocuğunuza sabah kahvaltısını mutlaka yaptırın.

2. Çocuğunuza günde 2 su bardağı süt içirin.

3. Öğün atlamayın.

4. Çocuğunuz günde 4-5 kez sebze, meyve tüketsin. Sabah kahvaltıda domates, salatalık; öğle salata, akşam sebze ve ara öğünlerde meyve gibi. 

5. Hazır meyve sularından uzak durun, çocuğunuza taze sıkılmış meyve suyu içiri’n. 6. Çocuğunuzu dengeli beslemeye özen gösterin. Ona dört temel besin grubundaki gıdaları verin. (Süt ve süt ürünleri, et ve yumurta, kuru baklagiller, meyve ve sebzeler, ekmek ve tahıllar)

Şişmanlığın Zararları

Şişmanlık çocukları tıbbi, sosyal ve psikolojik yönden olumsuz etkiler. Okul çocukluğu ve ergenlik döneminde şişmanlık kan yağlarında yükselme, erken ve düzensiz adet görme, karaciğerde yağlanma, şeker hastalığına yatkınlık, kalp atım sayısında artış, uyku bozuklukları ve kemik sorunlarına yol açabilir. Şişmanlarda hareket kısıtlılığın’da dolayı mekanik yetersizlikler oluşur ve şişmanların kazalarla karşı karşıya gelme olasılıkları artar. Yapılan çalışmalarda, şişmanlarda ortalama yaşam süresinin normal kilolu olanlara göre % 20-30 kadar azaldığı saptanmıştır. Kilo fazlalığı ne kadar çoksa, ortalama yaşam süresi o kadar fazla etkilenmektedir. Şişman çocuklarda depresyon ve kendini güven duygusunda azalma sık görülür.

Toplum içinde yalnız kalma, sosyal ilişkiler-de başarısızlık, okul başarılarında azalma ve arkadaş, iş çevre-sinde geriye itilme gibi olumsuzluklarla şişman insanlar daha sık karşılaşırlar.

Şişman Çocuğun Tedavisi:

Toplumumuzda çocuk şişmanlığı, yetişkinlerin aksine yeterince dikkati çekmez, hatta bilinçsiz ailelerin övünç kaynağı bile olabilir. Aileler şişman çocuklarından pek yakınmazlar ve doktorlar da bu konu üzerine fazla düşmezler.

Çocuk gelişen ve büyüyen bir yapıdadır. Çocuk şişmanlığın’ tedavi ederken onun büyümesini etkilemeden kilo vermesi sağlanmalıdır. Çok şişman olmayan bir çocuğun kilo almasını engellemek yeterlidir. Bu çocuklar boy uzaması süreceği için zaman içinde ideal kilolarına kavuşurlar.

Çok şişman çocuklarda haftada yarım kilo verecek tarzda program hazırlanır. Daha fazla kilo vermeye yönelik yaklaşımlar büyüme ve gelişmeyi olumsuz etkiler. Tedavinin temelini diyet ve fiziksel etkinliklerde artış oluşturur.

Altı yaş altı çocuklarda diyet uygulaması önerilmez. Altı yaşın üstünde ise düşük kalorili dengeli bir diyet uygulanabilir. Bu tür diyette çocuğun alması gereken kalori miktarı % 30 azaltılır, doğrudan kalori sağlayan şeker ve tatlılar en aza indirilir. Şeker gereksinimleri daha ziyade emilimi düzenli ve yavaş olan meyve ve sebzelerden karşılanır. Kola, hazır meyve suları ve “fast food” yiyeceklerden uzak durulur.

Gıdaların yağ oranı düşürülür, zeytinyağı hariç tüm yağlar diyetten çıkarılır. Protein gereksinimlerinde kesinlikle kısıtlama yapılmaz, et ve süt gruplarında azaltmaya gidilmez. Yağsız süt tercih sebebidir.

Diyette gıdalar sık ancak küçük porsiyonlar şeklinde verilir, günde 3 ara, 3 ana öğün beslenme idealdir.

Çocuk şişmanlığında ilaçla tedavi birçok tehlikeli yan etkisinden dolayı önerilmez.

Televizyon çağı çocukları yeterli fizik egzersiz yapmadıkları için şişmanlığa büyük katkı sağlarlar. Bu nedenle programlı fiziksel etkinlikler şişmanlık tedavisinde çok önemli rol alırlar.

Fiziksel etkinlikler enerji harcamanın yanı sıra aşırı yağlı gıdaları olan isteği azaltırlar. Fiziksel etkinlikler çocuğu sosyalleştirir, kendine saygısını artırır ve yeme isteğinin psikolojik boyutunu da en az düzeye indirir.

Yürüme, koşma, bisiklete binme ve yüzme gibi etkinlikler haftada en az 3 kez 10 dakika ile başlayıp 30 dakikaya kadar uzatılarak yapılmalıdır.

Belirli davranış kalıplarını oluşturarak şişmanlıktan daha kolay kurtulmak olasıdır. Aşağıdaki basit ve günlük yaşamda kolaylıkla uygulanabilecek öneriler çocukluk çağı şişmanlığın’ azaltır: 

1. Çocuğunuzun yemeğini çok süratlı yemesine izin vermeyin. Besinleri iyice çiğnemesini sağlayın.

2. Yemek yerken çocuğunuz bir başka şeyle uğraşmasın, örneğin televizyon seyretmesin.

3. Yemek aralarında şeker, tatlı ve kurabiye tarzı kilo aldırıcı gıdaları çocuğunuza ikram etmeyin.

4. Yemek saatlerine uyun, çocuğunuz öğün atlamasın.

5. Evinizdeki beslenme alışkanlıklarını sağlıklı duruma getirin ve ailenizin tüm üyeleri bu kararlara uysun. Şişmanlık tedavisinin gerçek amacı sadece belli bir sürede kilo verme değildir, bundan daha önemli olan çocuğun tüm yaşamı boyunca sürdüreceği sağlıklı yaşama düzenini oluşturmaktır. Sağlıklı beslenmeye bir çocukta sonraki yaşlarda şişmanlık ve buna bağlı metabolik hastalıkların oluşma olasılığı azalır.

Etiketler: , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir