Goril Hakkında Bilgi

Goril Hakkında Bilgi

Goril Hakkında Bilgi, Goril Nedir, Goril Nasıl Beslenir,

Goril Hakkında Bilgi

Maymuna doğru Goriller, yaşayan en iri ve en yanlış anlaşılmış primatlardır. isimleri, MÖ 480’de Kartacalı kaşif Hanno’nun Afrika’da keşfettiği “kıllı kadınlar” kabilesinden gelir. Hanno bunlara Goril ismini vermişti; ardından Amerikalı misyoner Dr. Thomas Savage, ilk defa 1847’de, Kongo gezisinde gördüğü ve “çarpıcı boyutlarda ve yırtıcılıkta maymun benzeri hayvan” şeklinde tasvir ettiği bir kafatasını tanımlamak için bu kelimeyi kullandı. Popüler imgelemde Savage’ın gorili, vahşi ve korkutucu bir hayvan türünü, 1933 yapımı King Kong filmiyle doruğa ulaşan bir miti temsil eder. Oysa gerçekte goriller utangaç ve barışçıl yaratıklardır. Otoburlardır; yeşil bitkilerden ve ağaç kabuklarından başka bir şey yemezler.

 

 

150 kiloluk erkek bir gorilin vücut faaliyetlerine devam edebilmesi için her gün bir saman balyası ağırlığında yeşillik tüketmesi gerekir, büyük bir mideye (içinde geniş bağırsak yolunu barındırabilecek) ve kafaya (çiğ-neme hareketi için ihtiyaç duyduğu büyük çene kaslarının tutunabileceği sahip olmalarının nedeni budur. Kendi dışkılarını yeme alışkanlıkları da buradan gelmektedir; tıpkı tavşanlar gibi, bu davranış sayesinde yediklerinden azami besin elde eder, sindirimi kolaylaştırıcı bakterilerin ve enzimlerin tekrardan vücut çevrimine katılmalarına yardımcı olurlar.

Ayrıca, lifli gıdalarda sodyum oranı düşük olduğundan, yeşil ağırlıklı diyetlerini bir ağız dolusu leziz toprakla tamamlarlar. Her iki goril türü, yani hem batı (gorilla) hem doğu (G. beringei) gorilleri, yeşil örtünün bol olduğu ve hızlı büyüdüğü ekvatoryal Afrika ormanlarında yaşar. Bu yüzden meyveyle beslenen kuzenleri şempanzelerden çok daha küçük gruplar oluştururlar. Bu durumun bir sonucu, “gümüş sırtlı” erkeğin 10 kadar dişi ve yavrularıyla yaşadığı bir “harem” sistemidir. Yalnız bir dişi gorilin tek istediği, evin düzenini sağlayacak yüksek nitelikli, büyük ve güçlü bir erkeğe sahip olmaktır. Bu nedenle gümüş sırtlar, dişilerden çok daha iridir, fakat cinsellik çok eşli şempanzelerdeki kadar öncelikli değildir. Nitekim ereksiyon halindeki bir gorilin penis boyu 4 cm kadardır.

Kendi sürüsüne sahip olduğu andan itibaren çiftleşmek için rekabet etmek zorunda kalmaz: Dişiler her istediğini yaparlar. En azından daha genç bir erkek şansını deneyene kadar bu böylece sürer. “Korkunç maymun” hikayesinin çıkış noktası işte burasıdır: Dik bir duruş, sıkılmış yumruklarla göğse vurma, köpek dişlerini göstermek istercesine ağzını açma, kükremeler ve harnleler. Gerçekten kavga ettikleri nadirdir; insanlarda olduğu gibi, iri bir görüntünün desteklediği gürültülü tehditlerle galip gelirler. Her şeye rağmen goriller, kuyruksuz maymunlar ailesinin güçlü ve ses-siz üyeleridir. Şempanzeler kadar konuşkan ya da yetenek parıltıları saçan hayvanlar olmamakla birlikte, hafızaları onlarınkinden çok daha güçlüdür;  üstelik eylemlerini sadece ödül almaya çalışmak için değil, bağımsız olarak da gerçekleştirirler.

1971’de San Francisco Hayvanat Bahçesinde dünyaya gelen dişi goril Koko, işaret dilinde yaklaşık 1000 kelime öğrenerek, üzüntü gibi karmaşık duygular üzerinden iletişim kura-bilecek ve hatta şaka yapabilecek kadar uzmanlaşmıştı. Kendisini, dokunaklı bir şekilde, “iyi hayvan-insan goril” şeklinde tanımlıyordu. Koko’nun “kişiliğinin” ne kadarının, gelişim psikoloğu Dr. Penny Patterson’ın 30 yıllık eğitiminin (ve sevgisinin) ürünü olduğunu tahmin etmek zor. İronik olan, filmde Kong’un sonunu hazırlayanın, gorilin iş-te bu insanlarla bağ kurma becerisi olmasıydı.

Goril nüfusunun hassas durumunu (geriye sadece 10.000 batı gorili ve 400 dağ türü kaldı) göz önünde bulundurduğumuzda, Koko’nun dilimizi öğrenme ve konuşma konusunda gösterdiği istek, belki de bizi trajik bir şekilde sonlanan King Kong’u yeniden kaleme almaya ve akrabalarını doğal alanlarında yani mutlu oldukları yerde korumaya ikna eder.

Etiketler: , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir