Tarihin Bilinen En Kötü Hastalıkları

Tarihin Bilinen En Kötü Hastalıkları

Tarihin Bilinen En Kötü Hastalıkları

Tarihin Bilinen En Kötü Hastalıkları

Cüzam Hastalığı Nedir

Bu durumi binlerce yıldır insan popülasyonunda yaygın olmuştur. Bu hastalığın erken arkeolojik kanıtları Hindistan’da bulunan 4.000 yaşındaki iskelet üzerinde gözlemlenmiştir.Bu durumun bilinen en eski kalıntısı M.Ö. 1550 civarında kalma olan, Mısırlı hekimlerin yazılarında bulunduğu söylenmektedir. Bu hastalıktan muzdarip insanlar genellikle toplum tarafından kaçındı, ve sonunda ölüme benzer şekilde etkilenen insanların yaşadığı koloniler halinde yaşadığı bilinmektedir. Cüzam hastalığı koloniler halinde olduğu için buna “Cüzamlı Koloniler” denildi. Genellikle, frengi ya da sedef hastalığından etkilenen insanlarda cüzam tanısı bulundu. Bu hastalık üst solunum yolu olan periferik sinirlerin ve mukozanın bir granülomatöz bir durumudur. Hafif ve koyu cilt lezyonları ile eşlik eden bu hastalık eğer tedavi edilmezse, cüzam hastalığından etkilenen bireyler kalıcı cilt hastalığı, sinir bozukluğu, bacaklarda zarar ve hatta gözde zararlar yaşayabilir. Daha fazla komplikasyonlar el ve ayak parmaklarında giden kısa ve deforme olma nedeniyle dokularda duyu ve uzuvların ekstremitlerde bile doku kaybına neden ikincil bir enfeksiyonla karşı ortaya çıkar. M. Leprae ve M. Lepromatosis bu hastalığın nedensel maddeleridir. Ancak kesin patofizyolojisi henüz bilinmemektedir lakin erken teşhis ile önlenebilir ve tedavi edilebilir.

Kanser Hastalığı Nedir

Tarihin genelinde ve çeşitli toplumlarda bu hastalık kendini korku salarak göstermiştir. Fosilleşmiş mumyalar geniş bir yelpazede varlığını gösteren antik mısırda bulunabilir. Ayrıca M.Ö 3000 yıllarında tıbbi metinler artık kanser olarak tanımlanan hastalıkları açıklamaktadır. Bu hastalığın vücutta görülme yolu aşırı safraya bağlı olduğu düşünülen ve herhangi bir görünür tümörler koterizasyon yolulya çıktığı söylenmektedir. Şimdi bildiğiniz gibi, kanser çevresel ve yaşam tarzı faktörlerinde genetik mutasyınlar arasında değişen çok sayıda nedenleri vardır. Kanser sırasıyla fizyolojik fonksiyonları bozabilir ve tümöre yol açan doku hücrelerinin kontrol edilemeyen büyümesine neden olduğu düşünülmektedir. Bu durum şu anda kemoterapi ve radyasyon ile muamele ediliyor, zira kesin bir tedavisi yoktur.

Kuduz Hastalığı Nedir

Bu hastalık M.Ö. 2000 yıllarından beri yaygın olmuştur ve Eshnunna Mezopotamya Kodeksi (1930 BC) olarak görülür. Antik çağda, eğer bir kuduz hayvanın, ısırığına yğrayan insanların tedavisi için ısıtılmış metal aletler yardımıyla ısırılan bölge yakılırdı. Ayrıca bazı durumlarda, dil (lingual frenulum)bağlanma kuduza neden olduğu düşünülmektedir, ve bu nedenle dil kesilip çıkarılırdı. Gerçek nedeni tespit edildiğinde neyse ki bu uygulama durduruldu ve artık dil kesme işlemleri hafızlardan silinmeye başlandı. Kuduz Lyssavirus ailede, Rhabdoviridae cins te neden olur. Enfekte olmuş bir bireye, bu virs çevresel sinir sistemine girdiğinde durumu önlenilebilir ya da anksiyete, felç, deliryum,halüsinasyon dahil bu ensefalit ve diğer ilgili semptomlara neden olabilir. Merkezi sinir sistemi, beyin ile göç semptomlarının başlamasından önce zamanında tedavi ile durdurulabilirdi. Semptomlar ilerlediğinde karşı konulmaz bir hal alır ve bu kez ölüm kaçınılmaz olur.

Kolera Hastalığı Nedir

Atinalı hekim hipokrat M.Ö. 400 yılında bu hastalığa kataloğunda yer vermiştir. Lakin hastalık aslında Hindistan’da Ganj Nehri’nin kıyısında, bundan önceki kökenlere ait olduğu söylenmektedir. İlk zamanlarda kolera oldukça yaygınlaşmış ve dünyanın farklı yerlerinden genelinde 7 büyük ölçekli pandemilere sebep olmuştur. Bugün, en gelişmiş ülkelerde ortadan kalkmıştır fakat yine de birkaç gelişmekte olan ülkelerde rastlanmaktadır.Kolera hastalığı taşıyan insanlar karantinaya alınır ve yanına kimsenin yaklaşmasına izin verilmez öylece ölüme terk edilirdi. Bağırsak enfeksiyonu olduğu için su kaynaklı bir hastalık olarak bilinmektedir.(Vibrio Kolera). Bu enfeksiyon bol ve sulu ishal, kusma, kas krampları ve şiddetli dehidratasyon biti belirtiler taşır. Genellikle çok kirli sularda, dışkı karışan sularda görülmüştür. Buralara çinko takviyeleri, elektrolitler, antibiyotik reçeteler ile tedavi yapılabilir. Eğer tedavi edilmezse etkilenen mortalitesi yaklaşık %50 veya %60 artar ve salgın bir hastalığa neden olur.

Tüberküloz

Bu hastalık yaklaşık 9000 yıldır bilinmektedir. M.Ö. 3000 yıllarına kadar uzanan Mısırlı mumya iskelet kalıntılarında bulunmuştur. Hastalığın ilerlemesi vücudun bütün sistemlerini tükettiği bu durum sonunda acı içinde bir ölümle son bulmaktadır. Son derece bulaşıcıdır ve hapşırma, öksürme gibi yollarla da bulaşabilir. Enfelsiyon ilerledikçe bu vücut dokusu ve kemik erozyonuna yol açan ateş, titreme, gece terlemeleri, iştah kaybı,yorgunluk, vb durumlara neden olur. Bu hastalığın kontrolü için Bacillus Calmette-Guerin (BCG) çabaları için aşı gelişimi vermiştir. Ayrıca hedefli tedavi sadece dirençli olmayan yatkınlık ve erken teşhis durumunda etkilidir. Uzun yıllar korku salan bu hastalık günümüzde erken teşhis ile tedavi edilip önlenebilmektedir.

Sıtma

Sıtma iddiası kayıtları tarihte Çin’de M.Ö. 2700 yılları olarak bilinmektedir. Roma İmparatorluğu boyunca yüksek prevalansı aynı zamanda “Roma Ateşi” olarak da biliniyordu. Bu durum için Antik ilaçlar abrakadabra gibi kelimeler idi. Üzerinde bu kelimeler yer alan yatlar bir muska gibi giyiliyordu. Sıtma enfeksiyonunun neden olduğu yaygın bilgi Plasmodium Falciparum veya P.Vivax bir taşıyıcı dişi Anopheles sivrisineğinin insanı ısırdığında oluştuğu bilinmektedir. Parazit insan vücudunda kendiyaşam döngüsünü tamamlar ve enfeksiyon böylece gelişir. Belirtileri septisemi,gastroenterit,titreme,ateş,eklem ağrısı,bulantı, kusma, anemi, sarılık, retina hasarı ve konvülsiyonlar sayılabilir. Bu damar içine amodiakuin, lumefantrin,veya meflokuinin olarak bilinen animalarial ilaçların verilmesiyle tedavi edilebilir.

Tifo Hastalığı Nedir

Tifo ilk olarak M.Ö. 430 yıllarında Atina nüfusunun üçte birini yok etmesiyle bilindi. Bilim adamları daha sonra endemik DNA ile nedensel bakterilerin DNA dizisini karşılaştırdığında bir bakterinin neden olduğunu gözlemlemiştir. Tifo Salmonella typhi bir kişiyi bozar.Enfeksiyon bireysel karın ağrısı,kabızlık, genellikle ampisilin, kloramfenikol,trimetoprim-sulfametoksazol, amoksisilin ve siprofloksasin gibi antibiyotik reçete ile tedavi edilebilr. Anormal durumlarda yüksek derece ateş, baş ağrısı, halsizlik, kusma, oryantasyon bozykluğuna neden olur.

Çiçek Hastalığı Nedir

Çiçek hastalığının bulunan ilk kalıntısı M.Ö.1500 lerde Hindistan’da mumya tıbbi yazılarında görülmüştür. Ayrıca çiçek hastalığı her yaşı ve cinsi kapsayan yani herkeste görülebilen bir hastalıktır. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde iz bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalıktır. Ayrıca Variola da denir. Çiçek hastalığı çocuklarda sıklıkla görülür ki bunun nedeni çocuklarının vücut direncinin az olmasındandır. Variola major ve variola minor olamk üzere iki tipi vardır. İlkinde ölüm oranı, ikincisine göre daha yüksektir.

Çiçek Hastalığının Belirtileri;

Poxvirus grubundan olan çiçek virüsü; Hasta kişinin yaralarıyla, dokunduğu eşyalar yahut hasta üzerine konan sinekler bile hastalığın bulaşmasında rol oynar. Kuluçka dönemi ise 10-14 gün olan bu hastalık, ani ve şiddettli belirtilerle başlar ve baş ve sırt ağrısı, kusma, kas sertleşmesi ve 39-40 dereceye kadar varan atel görülür. 3-4 gün süren bu başlanguç dönemi vücut üzerinde kırmızı izler, yanma gibi ateş düşürür. Öncelikle yüzde başlayan bu kırmızılık ardından baş, göğüs,kol, sırt ve bacaklarda sert kabartılar durumunda kırmızı lekeler oluşmaya başlar. Bu lekelerin içi sıvı doludur daha sonrasında ise bu lekeler sivilce biçiminde cerahatli kesecikler durumuna dönüşür. Bu olay sırasında ateşin derecesi yükselir ve 12 gün sonra sivilceler patlamaya başlar. 2 hafta sonra ise sivilceler kabuklaşır, 2-3 haftada ise kabuklar yerini çukurcuklara bırakarak düşer.

Etiketler: , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir