Virüs Nedir? Çeşitleri Nelerdir?

Virüs Nedir?

Virüs Nedir, Virüs Çeşitleri Nelerdir

Virüs Nedir, Virüs Çeşitleri Nelerdir

Virüs zehir anlamına gelir. Virüslerin yapıları çok küçük olduğundan tespit edilmeleri zor olmuştur. İlk olarak tütün bitkisinde tespit edilmiştir. Canlılar ile cansızlar arasında geçit formlarıdır. Sınıflandırmada yer almaz. Hem canlı hem de cansız özellik gösterir.

Virüslerin canlı özellikleri: Nükleik asit taşımaları, çoğalabilmeleri canlı özellikte olduğunu gösterir.

Virüslerin cansız özellikleri: Virüslerin kişiselleştirmeleri, enerjilerini üretememeleri, enzim sistemlerinin ve metabolizmalarının olmaması onların cansız özellikte olduğunu gösterir. Virüsler zorunlu parazitlerdir.Çoğalmak için mutlaka canlı hücreye ihtiyaç duyarlar. Her virüs çeşidinin konak olarak kullandığı hücre çeşidi farklıdır. pH, radyasyon, yüksek sıcaklık, kimyasal maddeler gibi faktörlerden etkilenirler. Virüsler mutasyona uğrayabilir. İnsan vücudu virüslere karşı interferon denilen bir madde salgılar. Bu madde insan vücudunda bağışıklık sağlar. Işık mikroskobunda görünmez ancak elektron mikroskobunda görünürler. Çubuk, küre ve elips şeklinde olabilirler.

 

Grip

Solunum yoluyla bulaşan ve solunum sistemini etkileyen etkili bir hastalıktır. Ateş, halsizlik, kas ağrıları, soğuk ter, şiddetli öksürük gibi belin ilerle başlar. Grip, bronşit, zatürre, kulak ve göz iltihabı, kalp ve böbrek yetmezliği gibi başka hastalıklara da yol açabilir. Grip virüslerinden bazılarının zayıflatılmasıyla hazırlanan asiler kas içine yapılır ve aşıdan bir hafta kadar sonra hastanın kanında virüse karşı antikorlar oluşmaya başlar. Grip hastalığına karşı ayrıca vücut direncini artırıcı besinler alınmalıdır.

AIDS

“Kazanılmış Bağışıklık Yetersizliği Hastalığı” anlamına gelen, kelimelerinin baş harflerinden oluşan HIV virüsünün bulaşmasıyla meydana gelen bir hastalıktır. Afrika’da bir maymun türünden dünyaya yayıldığı bilinmektedir. AIDS; cinsel ilişki, AIDS’Ii bir kanın başka bir hastaya nakledilmesi, berber aletleri, tırnak makası, aynı enjektörün kullanılması gibi yollarla bulaşan bir hastalıktır. Şu ana kadar AIDS’in, yemek kaplanı, öksürük, öpücük, el sıkışma ve giysilerle bulaştığı tespit edilememiştir. AIDS’in belirtileri; gece terlemeleri, nedeni bilinmeyen ateş , kilo kaybı, halsizlik, devamlı öksürük, özellikle ağızda mantar enfeksiyonu, deri döküntüleri, bağırsak bozuklukları, menenjit vb.dir.

AIDS’ten Korunmak için Yapılması Gerekenler:

  1. insanlara tek eşliliğin faydaları anlatılmalıdır. Yabancılarla cinsel ilişkiye girilmemelidir.
  2. Kan almada veya vermede kan testi yaptırılmalıdır.
  3. Yurt dışından yeni gelmiş ve uzun süre geldikleri ülkelerde kalmış olanlar, AIDS taramasın-dan geçirilmelidir.
  4. Kullanılan enjektörler kesinlikle ikinci defa kullanılmamalıdır. Uyuşturucu maddelerle ilgili, gençlere bilgilendirici eğitimler verilmelidir.

Hepatit B

Hepatit B sarılığın bir çeşididir. Hepatit yapan virüslerin başlıcaları Hepatit A, B, C, D ve E’dir. Bunlar-dan ülkemizde yaygın olanı hepatit B virüsüdür. Bu virüs nadir de olsa karaciğer kanseri, siroz gibi ciddi hastalıklara yol açabilir. Hepatit B virüsü kan ve vücut salgıları (meni, tükürük, ter, gözyaşı) ve temas sonucu yayılabilir. Yayılımda en önemli etken ise kandır. Bulaşma yolları; iğne ve diğer tıbbi cerrahi malzemelerin ortak kullanımı. cinsel ilişki, kan nakli ve dövme yaptırırken kullanılan iğnelerdir. Özellikle kalabalık ve hijyenik standartların az olduğu yerlerde bu hastalığın bulaşma riski artmaktadır. Hepatit B virüsünün vücuda girdikten sonra uzun bir kuluçka dönemi vardır (40-180 gün). Hastalığa ait erken belirtiler baş ağrısı, ateş, yorgunluk, halsizlik, kırıklık, iştahsızlık, bulantı, kusma, karın ağrısı ve bazen de üşüme şeklinde görülür. Virüs karaciğeri etkiler, iltihap ve hücre hasarına yol açar.
atit B den Korunmak İçin Yapılması Gerekenler Alik “af
Hepatit B aşısı yaptırılmalıdır. Kullanılmış enjektörlerle iğne yaptırılmamalıdır. Test edilmiş kan kullanılmalıdır. Güvenli cinsel ilişki ve tek eşlilik kurallarına uyulmalıdır.

Hepatit B’den Korunmak için Yapılması Gerekenler

Hepatit B aşısı yaptırılmalıdır. Kullanılmış enjektörlerle iğne yaptırılmamalıdır. Test edilmiş kan kullanılmalıdır. Güvenli cinsel ilişki ve tek eşlilik kurallarına uyulmalıdır.

Uçuk

Uçuk, Herpes simplex adı verilen virüs ailesine mensup olan bir virüsün neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Uçuk hastalığı, aktif dönemlerinde kabarcıklar içinde bulunan sıvıda bol miktarda virüs ihtiva eder. Bu dönemde bulaşıcı özellik göstermektedir.

Uçuk’tan Korunmak İçin Yapılması Gerekenler:

Hastalık döneminde hastanın kişisel eşyaları kullanılmamalıdır. Bebek ya da herhangi bir çocuk öpülmemelidir. Genital herpeste cinsel ilişki yapılmamalıdır. Uçuğa dokunulmamalı ve uçuğun kabuğu ile oynanmamalıdır. Dokunulursa eller çok iyi yıkanmalıdır. Uçuk çıkmaya başlamadan önce karıncalanma, kaşınma, yanma, sızlama gibi birtakım belirtiler gösterir. Bu belirtiler hissedildiğinde İlgili yere varsa uçuk kremi sürmek yerinde olur. Uçuk tedavisinde buz tedavisi de olumlu sonuçlar vermektedir. Buz, uçuğun üzerinde bir süre bekletilebilir.

Kuduz

Genellikle kedi ve köpeklerden bulaşır. Kuzey Amerika’da virüsün sık rastlandığı memeliler tilki, sincap, opossum, yarasa ve kok arcadır. Otçullar (inek, at, geyik) da kuduza yakalanmalarına karşın genellikle hastalığı başkalarına bulaştırmadan ölür. Kuduz, insanlara özellikle evcil hayvanlardan bulaşır. Kuduz, bir hayvan hastalığıdır, seyrek olarak insana geçer. Bütün sıcakkanlı hayvanlar kuduza yakalanmalarına karşın, yalnızca bazı türleri hastalığı bulaştırır. Evcil ya da yabani hayvanlar (köpek, kedi, tilki, kurt, çakal, maymun, sırtlan, yarasa) ise başka hayvanları ve seyrek olarak da insanları ısırarak kuduzun yayılmasında önemli rol oynar. Kuduz insanlara daha çok köpeklerden geçer. Kuduzun köpeklerden bulaşması, hayvanları aşılamanın zorunlu tutulması sonucunda günümüzde Avrupa ülkelerinde azalmıştır. Kuduz virüsünü alan kediler de gerek ısırma gerek tırmalama yoluyla hastalığı bulaştırabilir.

insanda Kuduzun Önlenmesi İçin Yapılması Gerekenler:

Kuduz ya da kuduz kuşkusu olan hayvanların ısırması durumunda kesinlikle en yakın ilgili kuruluşlara (belediye, sağlık kuruluşları vb.) bildirilmelidir. Korunmada tek yol aşıdır. Kuduz salgını olan bölgelerde yaşayan ya da hayvanlarla yakın ilişkisi olanların (veterinerler, avcılar, av bekçileri ve orman bekçileri, at bakıcıları, mezbaha görevlileri vb.) aşı yaptırmaları gerekir.

Etiketler: , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir